Boşanma Avukatı

İçerik gizle

Boşanma davası; evlilik birliğini hukuken noktalamak isteyen eşler tarafından açılan ve yasaca ifade edilen mahkemeye müracaat ederek mahkemenin;

  • Nafaka
  • Velayet
  • Maddi ve manevi tazminat
  • Kişisel ilişki
  • Kişisel eşyalar
  • Ziynet eşyaları
  • Mal rejimi

Gibi hususlarda karar vermesini ardından resmi olarak boşanmanın gerçekleşmesi için açılması gereken davanın adıdır. Tarafların boşanma iradelerinin mahkemeye taşınması anlamına gelen boşanma davası kural gereği boşanmak isteyen eşler tarafından açılmaktadır. Fakat bazı istisna haller; yasal temsilcilerin de boşanma davası açabilmesine olanak tanımaktadır.

Boşanma gerekçeleri, Medeni Kanunda ‘özel sebepler’ ve ‘genel sebepler’ olmak üzere iki başlık altında ifade edilmiştir.

Aile birliğini hem hukuken hem de fiilen sonlandıran boşanma davası iki farklı şekilde karşımıza çıkan dava ile verilebilir. Bu davalar; anlaşmalı boşanma davası ve çekişmeli boşanma davasıdır. Boşanma süreci, evlilik sürecine kıyasla oldukça komplike ve çok daha fazla hukuki | usuli unsur içeren yıpratıcı bir süreçtir. Bu sürecin liyakat sahibi boşanma avukatı nezaretinde yürütülmesi müspet neticenin elde edilmesi için oldukça önemlidir.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı boşanma davası Aile Mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi, anlaşmalı boşanma davasında eşler tarafından hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolünü esas alarak kararını verecektir. Bu nedenle anlaşmalı boşanma davasının en önemli unsuru, anlaşmalı boşanma protokolüdür. Anlaşmalı boşanma protokolünün ne olduğu, nasıl hazırlanması gerektiği ve bulunması gereken unsurları kapsamlı bir biçimde ele alınmış olup makalemizin devamında yer almaktadır. Çekişmeli boşanma davasında görülen usuller; muhataba tebligat iletme, cevap dilekçesi yahut ön inceleme gibi süreçler anlaşmalı boşanma davasının konusu değildir. Anlaşmalı boşanma davasında bu süreçler atlanır ve doğrudan duruşma günü atanır.

Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için yetkili ve görevli mahkemenin belirlenmesi öncelikli şarttır. Anlaşmalı boşanma davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile mahkemesi kimi yerlerde bulunmayabilir. Bu ve benzeri hallerdeyse davaya Aile Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi bakacaktır. Anlaşmalı boşanma davasının gerçekleşebilmesi için bazı belge ve evrakların tamamlanması gerekir. Bu belge ve evraklar;

  • Tarafların nüfus cüzdanı
  • Anlaşmalı boşanma protokolü

Anlaşmalı Boşanma Protokolü

Boşanmak isteyen eşlerin en az bir yıl evli kalmaları ve mahkemeye beraber başvurmaları halinde açılan dava anlaşmalı boşanma davasıdır. Anlaşmalı boşanma davasında eşler birlikte başvurmadı ise ancak bir eşin açtığı davayı muhatap taraf kabul ettiyse de dava açılabilir. Anlaşmalı boşanmada taraflar hür iradeleri ile boşanmanın mali sonuçlarını içeren ve çocukların durumunu düzenleyen bir protokol düzenler ve tüm hususlarda mutabık kalırlar. Buna anlaşmalı boşanma protokolü denir. Eşlerce hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolünü hakim re’sen değerlendirmeye tabi tutar ve protokolün lazım gelen şartlara sahip olduğu kanısına varır ve uygun bulursa anlaşmalı boşanma gerçekleşir. Anlaşmalı boşanma sayesinde taraflar çok daha hızlı biçimde boşanmış olurlar.

Anlaşmalı boşanma davasının temellendirildiği esas gerekçe; evlilik birliğinin temelden sarsılmasıdır. Eşlerin hür iradeleriyle gösterdiği boşanma iradesi ise bu gerekçenin bir bakıma karinesi sayılmaktadır. Anlaşmalı boşanma davasında vekil ile birlikte hareket edilmesi halinde de tarafların hakim tarafından bizzat dinlenmesi gereklidir. Bu şart; boşanmaya ilişkin verilmiş iradenin özgürce verilip verilmediğinin tespiti için konulmuştur.

Anlaşmalı Boşanma Protokolü Nasıl Hazırlanır?

Türk Medeni Kanunu madde 166/3 üzere, anlaşmalı boşanma protokolü içeriği ifade edilmiştir. İfade edilen hususlara yer verilirken taraflar protokolde mutabık kaldıkları harici konulara da yer verebilir. Hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolünün eşlerin hür iradeleriyle imzalanmış olması şarttır. Peki, anlaşmalı boşanma protokolünde muhakkak bulunması gereken unsurlar nelerdir?

  • Boşanmanın Ekonomik Sonuçları
  • Ortak Çocukların Durumu

Anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenmesi gereken hususlardan birisi de ifade edildiği gibi müşterek çocukların durumudur. Çocukların velayetleri ve çocuklar ile kurulacak kişisel ilişkinin niteliği düzenlenmelidir. Velayet, taraflardan birine verilebileceği gibi aynı zamanda taraflar arasında paylaştırıla da bilir. Bu paylaşım süreye bağlı da yapılabilir.

Velayetin kendisine bırakılmadığı eş ile çocuğun kuracağı kişisel ilişkinin içeriği de anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlenmelidir. Kurulacak kişisel ilişkinin ne zaman, ne kadar ve ne şekilde gerçekleşeceği belirsizlikten uzak biçimde ifade edilmelidir. Yine velayetin kendisine verilmediği eş; söz konusu çocuğun giderlerine katılmakla yükümlüdür. Bu bakımdan iştirak nafakası ödemelidir.

Anlaşmalı boşanma davası ile boşanan eşler arasındaki dayanışma yükümlülüğü son bulmaz. Yoksulluk nafakası, son bulmadığının bir nevi ispatıdır. Yoksulluk nafakasının hangi eşe, ne oranda, ne kadar ve hangi aralıklarla verileceği net biçimde ifade edilmelidir. Her ne kadar zorunlu olmasa dahi maddi ve manevi tazminat hususu da protokolde düzenlenmelidir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde ifade edilen koşulların gerçekleşmediği anlaşılırsa bu durumda dava çekişmeli boşanma davasına dönüşmektedir.

Anlaşmalı boşanma protokolü, anlaşmalı boşanma davasının en mühim safhasını teşkil eder. Eşlerin anlaştığı ve ortak paydada buluştuğu tüm hususların ele alınıp düzenlendiği protokolün hazırlanması esnasında boşanma avukatı ile birlikte hareket etmek oldukça isabetli ve yararlı olacaktır.

Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Anlaşmalı veya çekişmeli boşanma davasında dava, fark gözetilmeksizin Aile Mahkemesinde açılır. Nüfus cüzdanı fotokopisi ve iki nüsha dava dilekçesi ile birlikte boşanma davası açılır. Çekişmeli boşanma davasında yetkili mahkeme tayin edilirken bazı hususlar göz önünde bulundurulur. Bu hususlar:

  • Dava edilenin yerleşim yerindeki Aile Mahkemesinde
  • Dava edenin yerlerim yerindeki Aile Mahkemesinde
  • Boşanmak isteyen çiftin son altı aylık süre içinde beraber ikamet ettikleri yerin Aile Mahkemesinde

Çekişmeli boşanma davası açılır. Çekişmeli boşanma davasının açılabilmesi için lazım gelen evraklar ve belgeler:

  • Davacının nüfus cüzdanı fotokopisi
  • Boşanma nedenlerinin yer aldığı ve en az iki nüsha olarak düzenlenen dava dilekçesi
  • Boşanma gerekçelerini ispat etmek için yardımcı belge ve evraklar.

Boşanma Davası Dilekçesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 119’da ifade edildiği üzere boşanma davası dilekçesi ve dilekçe içeriği şu şekilde olmalıdır:

  • Davanın Görüleceği Mahkemenin Adı
  • Davalı Ve Davacı Tarafın Adı, Soy Adı Ve Adresleri
  • Davacı Tarafın T.C. Kimlik Numarası
  • Davanın Muhataplarının Yani Eşlerin (Varsa) Avukatı Ve Yasal (Varsa) Temsilcilerinin Adı, Soy Adı Ve Adresi
  • Davanın Konusuna İlişkin Açıklamanın Yer Aldığı Bölüm
  • Açıklama Bölümünde Yer Alan İddiaların İspatında Kullanılacak Deliller
  • İddiaların Temellendirildiği Hukuki Dayanak
  • Talepler
  • Davacı Tarafın İmzası

Dava dilekçesinde yer alması gereken hususlar şayet eksikse bu durumda mahkeme, davacı tarafa bir müddet tanır ve söz konusu eksikliklerin giderilmesini ister. Bir hafta içinde tamamlanmadığı takdirde dava açılmamış kabul edilecektir. Bu itibarla dava dilekçesinin hazırlanmasında profesyonel bir avukattan yardım almak en isabetli yöntem olacaktır.

Boşanma Davasında Gerekçe Hususu

Boşanmanın; üzerinde temellendirildiği hukuki gerekçe, boşanma davasını açan tarafça dava dilekçesinde ifade edilmelidir. Boşanmanın nedenleri;

  • Genel nitelikteki nedenler
  • Özel nitelikteki nedenler

Olarak iki başlık altında değerlendirilir. Boşanmaya konu edilen nedenin, dava esnasında ispat edilmesi gereklidir. İspat edilmemesi durumunda boşanma davasının reddi söz konusu olabilir. Bu itibarla davayı açan taraf boşanma gerekçesini açık biçimde ifade ve ispat etmelidir ve yine muhatap tarafında daha kusurlu olduğunu da ispat edebilmelidir. Eğer, boşanma davasının açılma nedeni, davayı açan tarafın şahsi kusurundan kaynaklanıyorsa bu durumda dava ret olunur.

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Boşanma davası açabilmek için Medeni Kanunda ifade edilen sebepler;

  • Zina
  • Hayata Kast, Pek Kötü Veya Onur Kırıcı Davranış
  • Suç İşleme Ve Haysiyetsiz Yaşam Sürme
  • Terk
  • Akıl Hastalığı
  • Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması

Şeklinde ifade edilir.

Zina Gerekçesiyle Açılan Boşanma Davası

Taraflardan birini zina etmesi halinde muhatap eş, zina sebebiyle boşanma davası açabilir. Dava açma hakkı olan tarafın, zinayı öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve har halde beş yıl içinde davayı açması gerekir. Aksi taktirde dava hakkı düşecektir. Unutulmaması gereken bir diğer husus; zinayı affeden eşin, affettikten sonra dava hakkının olmayacağıdır.

Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Gerekçesiyle Açılan Boşanma Davası

Taraflardan birisinin diğerinin yaşamına kastettiği, pek kötü davrandığı yahut onur kırıcı davranışta bulunduğu hallerde bu gerekçeye dayanılarak boşanma davası açılabilir. Dava açma hakkı olan eşin boşanma nedenini öğrendiği tarihten itibaren altı ay ve her halde bu nedenin doğumundan itibaren beş yıl içinde boşanma davasını açması gerekir. Aksi taktide dava hakkı düşecektir. Yine zina gerekçesiyle açılan boşanma davasında olduğu gibi affedilme halinde affeden eşin dava hakkı ortadan kalkacaktır.

Suç İşleme ve Haysiyetsiz Yaşam Sürme Gerekçesiyle Açılan Boşanma Davası

Taraflardan biri; haysiyetsiz bir yaşam sürer yahut küçük düşürücü bir suç işlerse ve muhatap eşin bu nedenlerden dolayı evlilik birliğine devam etmesi beklenmezse bu eş boşanma davasını ifade edilen nedenlere dayandırarak açabilir. Bu durumda dava hakkının düşmesi için zaman sınırlaması bulunmamakta, eş her zaman boşanma davasını açabilmektedir.

Terk Gerekçesiyle Açılan Boşanma Davası

Taraflardan biri; evlilik birliğinin getirdiği yükümlülükleri ifa etmemek amacıyla muhatabını terk ederse yahut haklı bir neden olmaksızın ortak konuta dönmezse terk gerekçesiyle boşanma davası açılabilir. Ancak ayrılığın en az altı ay sürmesi ve hakim tarafınca yapılan ihtarın neticesiz kalması gerekir. Öte yandan eş, muhatabını ortak yaşanan konutu terk etmeye zorlayabilir ve ortada haklı bir neden bulunmaksızın dönmesini engelleyebilir. Bu hallerde de terk halinin varlığı söz konusu olacaktır.

Dava açma hakkı olan eşin talebi üzerinde hakim esası incelemeksizin muhatap eşe bir ihtarda bulunur. İki ay süre içinde ortak konuta dönülmesini ve şayet dönmediği takdirde doğacak neticeleri ifade eden bu ihtar ilan yoluyla yapılır.

Akıl Hastalığı Gerekçesiyle Açılan Boşanma Davası

Taraflardan biri akıl hastalığına yakalanabilir. Akıl hastalığına yakalanan eşin bu durumu nedeniyle diğer eş için mevcut evlilik çekilebilir olmaktan çıkarsa ve ilgili hastalığın tedavisine imkan bulunmadığı yönünde kurul raporu alınırsa bu durumda akıl hastalığı gerekçesiyle boşanma davası açılabilir.

Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Gerekçesiyle Açılan Boşanma Davası

Evlilik birliğinin taraflara huzur, mutluluk ve yarar vermesi beklenir. Ancak her zaman bu şekilde müspet tezahür etmez. Eğer evlilik birliği, tarafların ortak hayat sürmelerine engel teşkil edecek biçimde temelden sarsılırsa, taraflardan biri boşanma davası açabilir. Açılan boşanma davasında davacının kusuru, dava edilenin kusurundan daha ağırsa bu durumda davalının itiraz hakkı bulunmaktadır.

Evlilik; en az bir yıl sürmüşse, tarafların beraber müracaat etmesi veya bir tarafın, muhatap eş tarafından açılan davayı kabul etmesi durumunda evlilik birliğinin temelden sarsıldığı kabul edilir. Bu durumda boşanma kararının verilmesi için tarafların hakim önünde boşanma iradelerini hür biçimde açıklamaları ve boşanmanın feri sonuçlarında mutabık kaldıkları düzenlemeyi hakimin kabul etmesi gereklidir. Hakim; söz konusu protokolde, eşlerin ve çocukların durumlarını göz önünde bulundurarak ve menfaat gözeterek birtakım değişiklikler yapabilir. Yapılan değişiklikler, taraflar nezdinde kabul edilirse boşanmaya karar verilir.

Boşanma Davasında Deliller ve İspat

Boşanma davasını açan eş, iddia ettiği boşanma gerekçelerini ispat etmekle yükümlüdür. Davayı açan taraf; aldatma, evlilik birliğinin temelinden sarsılması, terk gibi boşanma nedenlerinden hangisine dayanarak boşanma davasını açıyorsa bu durumda gerekçesini ispat ile temellendirmesi şarttır. Şayet davacı, iddiasını ispatlayamadığı takdirde davası ret olunabilir. Davayı açan eş, taraflar arasındaki problemleri, evlilik birliğinin çekilemez duruma geldiğini veyahut kusur varsa kusur durumunu ispat etmelidir. İspat sürecinde kullanılan delillerinse muhakkak hukuka uygun olması gerekir. Unutulmamalıdır ki; hukuka aykırılık teşkil eden deliller, hükme esas teşkil etmeyecektir!

Boşanma davasını açan eş, boşanmaya dair temellendirdiği nedenleri ispat etmenin yanında davalı eş de davacının öne sürdüğü iddiaları çürütmek maksadıyla delil sunabilir. Davacının öne sürdüğü iddiaların temelsiz  ve gerçekten uzak olduğunu ifade eden davalı, karşı delil sayesinde asılsızlığı ispat edebilir.

Evlilik birliğinin temelden sarsılmasıyla beraber evliliğin çekilemez hale gelmesi ve boşanma sebebinin kanıtlanmasının yanı sıra davacının; tazminat, velayet, nafaka ve ziynet eşyası gibi hususlara dair talebi bulunuyorsa yine kanıtlamakla yükümlüdür. Davacı taraf, kusuru olan taraftan evlilik birliği süresince uğradığı maddi ve manevi zarar ile birlikte karşı tarafın kusurunu da ispat etmelidir.

İfade edilen gerekçelerle dava açarken davacının iddia ettiği hususları ispat etmesi gereklidir. Gelecekte herhangi bir hukuki kayıp yaşamaması adına, ispat sürecinde en doğru hukuki delillerin kullanılması ve davanın kısa sürede müspet biçimde neticelenmesi için yetkin bir boşanma avukatı ile birlikte hareket etmesi elzemdir.

Tüm bu nedenlerle dava açarken davacı iddialarını ispatlamakla mükellef olduğunu, ileride hukuki kaybının olmaması ve davanın kısa sürede sonuçlanması adına dava açarken uzman bir boşanma avukatının desteğine dayanarak açmalıdır.

Açılan boşanma davasında öne sürülen deliller fevkalade mühimdir. Davacı tarafın iddia ettiği boşanma sebebini ispat etmesi beklenir, bu bakımdan deliller ayrıca önemlidir. Ancak delillerin hukuka uygun olması gereklidir. Peki, neler delil olarak kullanılabilir?

  • Sms
  • Sosyal Medya Mesajları Ve Paylaşımları
  • Kamera Görüntüleri
  • Fotoğraflar
  • Otel Kayıtları
  • Tanıklar
  • Whatsapp Konuşmaları
  • Bilirkişi İncelemesi
  • Mahkeme İlamı
  • Kolluk Araştırmaları
  • Harici Mahkeme Dosyaları
  • Banka Kayıtları
  • Pasaport Kayıtları

Gözden çıkarılmaması gereken en önemli husus; davada öne sürülen delillerin hiçbir surette hukuka aykırılık teşkil etmemesi gerekir. Bu bakımdan delillerin ne şekilde elde edildiği mühimdir. Bireylerin onurunu ve haysiyetini zedeleyen, zarar veren ve özel hayatın gizliliğini ihlal eden deliller kullanılmamalıdır.

Söz gelimi; dedektif tutup bu sayede boşanma davasına delil toplatılması kanuni olmamakla birlikte aynı zamanda özel hayatın gizliliğinin ihlali suçunu doğurmaktadır. Bu bakımdan, dedektif ve benzeri yollar ile karşı taraf aleyhine delil toplatılması hukuki değildir.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanma davasının süresi uzadıkça taraflar psikolojik açıdan yıpranır. Bu nedenle boşanmak isteyen her birey bu sürenin ne kadar olacağını merak eder. Boşanma davası; Aile Mahkemesi Tevzi Bürosuna gerekli belge ve evrakların verilmesi, boşanma dilekçesinin ibraz edilmesi ve yargılama ücretinin ödenmesi halinde açılır. Mahkeme tarafından kontrol sağlandıktan sonra tensip zaptı düzenlenir. Düzenlenen tensip zaptı hem davacı eşe hem de davalı eşe iletilir. Davalının iki hafta süre ile cevabını ve delillerini ibraz etmelidir. Davalı tarafından düzenlenen cevap dilekçesine iki hafta süre ile cevap yazılması için davalının cevap dilekçesi davacıya iletilir. Davacı tarafından hazırlanan bu dilekçe de yine davalıya sunulur ve davalıdan yine aynı süre içinde ikinci cevap dilekçesi hazırlanması istenir. Tüm bu sürece dilekçeler teastisi adı verilir.

Bir üst paragrafta ifade edilen süreç tamamlandığında mahkeme tarafından belirlenecek ilk duruşmada öninceleme duruşması yapılır ve uyuşmazlık, deliller ve sulh durumu gibi hususlar mütalaa edilir. Bu sürecin sonunda esas davaya geçilir. Boşanma davasının ne kadar süreceği sorusunun yanıtı birçok yasal süreyi barındırır. Bu nedenle boşanma davasının emsal davalarla deneyim kazanmış başarılı bir boşanma avukatı nezaretinde yürütülmesi, sürecin çok daha hızlı ve müspet nitelikte sonuçlanmasına vesile olacaktır.

Boşanmanın Sonuçları Nelerdir?

Boşanmanın gerçekleşmesiyle birlikte kadın; boşandığı eşinin soy ismini kullanmakta yararının bulunduğunu ve bu durumun eski eşine bir zarar getirmeyeceğini ispat ederse hakim tarafından eski eşinin soy ismini kullanmasına izin verilir. Eğer kadının bu yönde bir istemi yoksa evlilik önceki soy ismini tekrar alır.

Boşanmada Tazminat

Eşlerden biri, diğer eşe göre daha az kusurlu veya tamamen kusursuz ise ve mevcut ya da gelecekteki menfaati boşanma nedeniyle zarar görecekse maddi tazminat talep edebilir. Boşanmada maddi tazminat yanın da manevi tazminat da söz konusudur. Boşanmaya neden olan olaylar sebebiyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan eş, kusurlu eşten manevi tazminat talep edebilir. Boşanmada tazminat davası eğer boşanma davasıyla beraber açılmamışsa, boşanma davasının sonuçlanması ve kararın kesinleşmesinden itibaren bir yıl süreyle harici açılacak bir davayla da görülebilir.

Eşler, boşanma davası açıldığı esnada talepli dilekçeyle beraber tazminatın hükmedilmesi amacıyla da talepte bulunabilir. Boşanmanın mali sonuçlarından birisi olan tazminat, boşanma davasının sonlanması ile beraber harici bir dava açmak suretiyle de talep edilebilir. Harici bir dava açarak tazminat talebinde bulunacak taraf, boşanma davasının sonlandığı tarihten başlayarak bir yıl içinde bu davayı açmalıdır. Dava eğer bu süre içerisinde açılmaz ise bu durumda dava açma hakkının zamanaşımına uğrayacağının bilinmesi gereklidir. Fakat unutulmaması gereken bir diğer husus; harici bir davayla tazminat talebinde bulunan kişinin boşanma davasının reddedilmemesi gerektiği hususudur. Kişinin boşanma davası reddedildi ise kusurlu olan tarağa karşı harici bir dava açmak suretiyle tazminat talebi söz konusu olmayacaktır.

Boşanma davasında tazminat talep edecek kişinin muhatap taraftan daha fazla kusurlu olmaması ya da boşanmaya neden olan olaylarda kusursuz olması lazım gelir. Bir diğer nokta ise; evlilik devam etseydi gelecekte sağlayacağı menfaatleri elde edemeyeceği için bu menfaatler için tazminat hakkı bulunur. Her iki taraf da gerekli koşullar oluştuğu takdirde tazminat talep edebilir. Bunun için cinsiyet, yaş veya boşanmak isteyen taraf olunması önemli değildir. Mühim olan husus; menfaatin zedelenmesi ve kusurluluk halidir.

Boşanmada Tazminat Miktarı

Boşanmada tazminat miktarı hakim takdirine bırakılmıştır. Tutarı belirlerken birtakım kriterlere dikkat eden hakim öncelikle tazminatı ödeyecek tarafın ekonomik durumunu göz önüne alır. Kişinin ekonomik gücünden daha yüksek bir tutar belirlememekte ve tazminat talep edenin istediği tutardan fazlasına hüküm vermemektedir.

Mahkemece hükmedilen tazminat, tazminatı ödemekle yükümlü tarafça ödenmez ise bu durumda davacı taraf icra dairesine başvuru ve yükümlü taraf için icra takibi başlar.

Boşanmada Yoksulluk Nafakası

Eşlerden birisi, boşanmanın kesinleşmesiyle yoksulluğa düşebilir. Yoksulluğa düşecek eşin kusuru daha ağır olmaması koşuluyla hayatının idamesi için muhatap taraftan mali gücüyle orantılı biçimde nafaka talep edebilir. Yoksulluk nafakası olarak adlandırılan bu nafaka, durum değerlendirildikten sonra irat biçiminde ödenebilir. Ancak manevi tazminatın ödenmesinde irat biçiminde ödeme kararı verilemez.

Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi yahut taraflardan birinin yaşamını yitirmesi durumunda ortadan nafaka sona erer. Öte yandan nafaka alacaklısı, resmi evlilik olamadan fiilen evliymiş gibi bir hayat sürer, yoksulluğu ortadan kalkar veyahut haysiyetsiz yaşam sürerse bu durumda da mahkeme kararıyla nafaka kaldırılabilir.

Nafaka tutarı; tarafların ekonomik durumlarında yaşanan değişikliye göre hakkaniyet ilkesinin gereklerine uygun biçimde değiştirilebilir.

Boşanma Davasında Malların Paylaşımı

Tarafların tabi oldukları mal rejiminin hükümlerine göre mallar tasfiye edilecektir. Taraflar herhangi bir mal rejimi belirlememişlerse bu durumda malların tasfiyesi, edinilmiş mallara katılma rejimine göre gerçekleştirilecektir.

Boşanma sürecine adım atan bireyler, evliliğin sonlanmasından ziyade malların paylaşımının ne şekilde gerçekleşeceğini merak etmektedir. Malların tasfiyesi, evli kişilerin evlilik birliği boyunca elde ettikleri malların nasıl taksim edileceğine dair süreci ve usulü kapsar. Taraflar, evlilik birliği süresinde edindiği malların bölüştürülmesine ilişkin kendi iradeleriyle mal rejimlerinden birisini seçerek bu anlaşma üzerinde sözleşme imzalayabilirler. Fakat taraflar mal rejimi noktasında herhangi bir seçim yapmamışlarsa bu durumda evlilik tarihleri dikkate alınacaktır. Nikah tarihlerine göre eşlerin hangi hukuki mal rejimine tabi oldukları tayin edilir.

Yasal mal rejimi türleri, tarafların nikahlandığı tarihe göre belirlenir. 01.01.2002 tarihinden sonra evlenmiş kimseler için yasal mal rejimi; edinilmiş mallara katılmadır. Bu tarihten önce yapılan evliliklerdeyse rejim; mal ayrılığı rejimi olacaktır. Bugün yasal mal rejimi olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanmaktadır. Mal rejimi hususu oldukça detay içeren teknik bir konudur. Bu bakımdan muhakkak yetkin bir boşanma avukatı ile birlikte hareket edilmeli ve hak kaybı yaşanmaması adına uzmandan yardım alınmalıdır.

Velayet Davası

Velayet davası, müşterek çocuğun 18 yaşını doldurmamış ve çocuğun velayetinin karşı tarafa bırakıldığı durumlarda muhatap eşin açacağı dava adıdır. Söz konusu çocuğa dair velayeti talep eden taraf, velayetin değiştirilmesini ve şahsına verilmesini ister. Eşler arasında boşanma davası var ise ve eşlerin ortak çocukları bulunuyorsa bu durumda harici bir velayet davası açılmasına lüzum yoktur. Velayet, boşanma davasının sürdüğü esnada hakim tarafından gözetilmesi gereken bir husustur. Söz konusu çocuğun menfaati değerlendirilir ve bu değerlendirme sonunda anne ya da babaya velayeti verilir.

Boşanma gerçekleştikten sonra velayetin kötü kullanılması ve velayet hakkından doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi neticesinde velayet davası açılır. Velayet davasını açma noktasında yetkili şahıs anne yahut babadır. Bu bakımdan velayet hakkının sadece anne yahut babaya ait olacağı ifade edilmelidir.

Eşler arasındaki boşanma davası nihayete varana kadar ortak çocuğun velayet hakkı baba ve annenindir. Akrabalık derecesi ne kadar yakın olursa olsun hiçbir surette velayet hakkı verilmez. Velayet hakkı bir başkasına devredilemez aynı şekilde baba ve anne velayet hakkından feragat edemez. Baba veya anneden sadece kanuni nedenlere dayanılarak velayet hakkı alınabilir.

Velayet Neye Göre Belirlenir?

Uygulamada sıklıkla görülmektedir ki taraflar çoğu kez velayet konusunda mutabık kalamamaktadır. Velayet noktasında uzlaşamayan tarafların ortak çocuğuna dair velayeti, çocuğun menfaati ve üstün yararı gözetilerek hakim tarafından anne veya babaya verilir. Söz konusu çocuk dört yaşından küçükse ana bakımına muhtaç kabul edilir. Bu gibi durumlarda genellikle velayet hakkı anneye verilir. Zira yaşı itibarıyla ana bakımına muhtaçtır. Ancak bu kati bir uygulama değildir, unutulmamalıdır ki; çocuğun üstün menfaati gözetilir ve çocuğun yararı hangi tarafta korunacaksa velayet hakkı o tarafa bırakılır.

Ortak Velayet

Ortak velayet konusu ülkemizde yeni yeni uygulanmaya başlamış olup tarafların evliliğinin noktalanmasıyla birlikte ortak çocuklar ile kurulacak ilişki ve hakların eşit biçimde kullanıldığı bir kavramdır. Türkiye’de epey bir müddet uygulanmamış bir uygulama olan ortak velayet birçok ülkede uygulanagelmektedir. Kimi durumlarda, çocuğun velayetinin bir tarafa verilmesi, diğer taraf nazarında bazı problemlere neden olmaktadır. Bu bakımdan velayetin ortak kullanılması yönünde karar verilmesi doğabilecek sorunların önüne geçmektedir. Ortak velayete hüküm verilebilmesi için evvela çocuğun bu yönde menfaatinin bulunması gereklidir. Aynı zamanda eşlerin de ortak velayete dair ortak iradelerinin bulunması lazım gelir. Bu iradenin mahkemeye yazılı surette ibraz edilmesi gerekir. Bu iradeyi değerlendiren hakimin herhangi bir problem olmayacağına kanaat etmesi önemlidir zira ortak velayet noktasında hakimin takdir yetkisi bulunmaktadır.

Velayet hususu, kamu düzeni ile alakadardır. Bu nedenle mahkemece verilen velayet kararı her zaman kesin hüküm ifade etmemektedir. Koşulların değişmesi durumunda tekrar velayet davası açılarak mevcut durumun değişmesi ve velayetin muhatap eşe verilmesi talep edilebilir.

Ayrılık Davası

Boşanma davasında, evliliğin resmen sonlanmasına neden olabilen karar verilebilirken ayrılık davasında bu yönde bir karar verilmez. Ayrılık kararı ile birlikte tarafların ortak yaşamına bir müddet ara verilmesi sağlanır. Boşanma davası açmak isteyen taraf aynı zamanda ayrılık davası da açabilir. Mahkemenin eşlere dair verdiği ayrılık kararı, ayrılık süresi zarfında evliliğin devamı için tarafların anlaşabilecekleri amacını taşır. Eşlerden birisi veya her iki eş boşanma amacıyla Aile Mahkemesinde dava açsalar bile hakim, söz konusu tarafların evliliğinin bitmediğine kanaat getirebilir ve evliliğin devam edebileceği düşüncesiyle ayrılık kararı verebilir.

TMK uyarınca hakim tarafından verilecek ayrılık süresi bir ila üç yıl arasındadır. Bu süre, ayrılık kararının kesinleşmesi ile başlar. Ayrılık süresinin ne kadar olacağı hakimin takdirindedir. Verilen ayrılık süresi tamamlandıktan sonra kendiliğinden sona erer. Eşler, ayrılık süresi boyunca ayrı yaşamış ve ortak yaşam tekrar tesis edilememişse taraflardan birisi boşanma davası açabilir.

İddet Müddeti

Boşanma davasının tamamlanmasıyla birlikte kadının bir başka erkekle evlilik kurabilmesi için beklemesi gereken bir süresi vardır. Bu süre iddet müddeti olarak adlandırılır. Kadın, iddet müddeti içerisinde evlenmek isterse bu takdirde iddet müddetinin kaldırılması davası açmalıdır. Halk içinde genel olarak boşanma sonrası bekleme süresi şeklinde bilinen iddet müddeti, boşanmayla birlikte kadının yeniden evlenmesine yönelik kısıtlayıcı bir süreyi ifade eder. İddet müddeti cinsiyete özgü bir kısıtlama olup erkek için bağlayıcı değildir. Boşanmayla birlikte erkek, bir süre beklemeksizin evlenebilir. Bu husus, TMK madde 132 de düzenlenmiş olup birçok dünya ülkesinde de uygulanmaktadır.

Yasa koyucunun, iddet müddetini uygulamaya koymasındaki amaç; boşanmış kadının muhtemel bir gebelik durumunda doğacak bebeğin soy bağının tayini içindir. Soy bağının karışmaması ve olası bir gebelik halinde doğacak çocuğun korunması amacını taşır.

İddet Süresi Ne Kadardır?

Boşanmayla birlikte yeniden evlenmek için kadının bekleme süresi 300 gündür. Bu süre, boşanma davasının kesinleştiği andan itibaren başlar. Kadın bu süre içinde eğer doğum yaparsa süre kendiliğinden sona erer.

İddet Müddetinde Evlenilebilir Mi?

Bekleme süresi içinde evlenmek isteyen kadının gebe olmadığını ispat ettiği mahkeme kararıyla beraber iddet müddeti tamamlanmadan evlenebilir. Ancak unutulmaması gereken mühim bir nokta; boşanmış erken ile kadın eğer tekrar evlenmek isterse bu durumda söz konusu sürenin bitmesi gerekmez.

Boşanma Davalarında Avukatın Rolü ve Önemi

Boşanma süreci; oldukça meşakkatli ve komplike bir süreçtir. Boşanmayla davasının neticeleri, tarafları yaşamı boyunca etkileyeceğinden dolayı eşler bu davayı tek başına takip etmekte ve doğru kararlar alarak ifa etmekte güçlük yaşar. Bu güçlük, kişiyi uzman bir avukat nezaretinde hareket etmeye zorlar. Zira yapılacak herhangi bir yanlışlık veya hata, kişinin tekrar telafisi mümkün olmayan hak kayıpları yaşamasına, olası menfaatini elde edememesine neden olabilir.

Uygulamada görülmektedir ki deneyimli boşanma avukatı olmaksızın kulaktan dolma bilgiler ile yürütülen davalarda birçok hak kaybı yaşanmakta ve müspet netice elde edilememektedir. Zira boşanma davası oldukça teknik bir konudur, hem HMK hem de Aile Hukuku noktasında derin bilgi ve deneyim ister.

Hukuki liyakatini ispatlamış uzman bir hukukçu; boşanma davasında yasalara ve usullere hakim olduğu gibi eşler arasındaki iletişimin de sıhhatli biçimde gerçekleşmesine yardımcı olur. Boşanma sürecindeki taraflar birbirilerine karşı oldukça duygu yüklü olmakta bu nedenle iletişim kanalları kapalı olmaktadır. Boşanma avukat ile bu kanallar daha sağlıklı işler ve hem hukuki hem insanı desteğiyle sürecin meşakkatsiz biçimde tamamlanmasına vesile olur.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Boşanma davalarının ne kadar sürdüğüne ilişkin net bir süre verilemez zira her bir dava kendine özgüdür ve farklı sürelerde tamamlanır. Çekişmeli yargı ve anlaşmalı yargı olarak iki farklı biçimde görülen boşanma davaları süresi; davada iddia edilen gerekçelerin yeterli deliller ile desteklenip desteklenememesine, tarafların sayısına, bilirkişi incelmesine ve tarafların aralarındaki uyuşmazlıklarda mutabık kalıp kalamamalarına ve pek çok parametreye bağlı olarak artar ya da azalır. Davanın süresine etki eden bir diğer önemli faktörse kişinin, hukuki birikimi zengin profesyonel boşanma avukatı ile birlikte hareket etmesidir.

Boşanma avukatının bakabileceği davalar nelerdir?

Boşanma Davası Açma Ücreti

Boşanma davasının açılabilmesi için davacının gerekli harç ve giderleri ödemesi lazım gelmektedir. Söz konusu harç ve giderler eksik yatırılırsa bu durumda mahkeme süre tanıyacak ve eksik tutarın yatırılmasını ve yatırılmadığı zaman ilgili davanın açılmamış sayılacağını bildirecektir. Boşanma davası açma ücreti için net bir rakam ifade edilemese ilk aşamada takriben 500 – 750 TL arasında bir tutar gerekecektir. Fakat dava dosyasının durumuna göre masraflar değişebilir. Eğer boşanma avukatı ile beraber hareket edilecekse bu durumda kişi ile avukat arasında belirlenecek bir ücret de söz konusu olacaktır. Bu tutar, bulunulan yıl için belirlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ifade edilen miktarın altında olamaz.

Boşanma davalarında avukat tutmak mecburi değildir. Ancak yasal hakların korunması, müspet neticenin elde edilmesi ve sürecin yıpratıcı etkisinin minimuma indirilmesi için emsal davalarla deneyim kazanmış bir boşanma avukatı ile birlikte hareket etmek oldukça isabetli olacaktır.

Boşanma Davalarında Duruşmaya Katılmak Zorunlu Mudur?

Boşanma davalarında tarafların duruşmaya katılıp katılmayacağı, davanın nasıl açıldığına göre değişmektedir. Anlaşmalı boşanma davalarında eşlerin avukatı olsa da her iki eş duruşmada bizzat bulunmalıdır. Çekişmeli boşanma davasında ise öncelikle şahsın davacı mı davalı mı olduğuna dikkat edilir. Davacının, duruşmaya katılmamak için herhangi bir mazereti bulunmuyorsa ve çekişmeli boşanma davası için boşanma avukatı ile anlaşmazsa bu takdirde duruşmaya katılması beklenir.

Boşanma Avukatı Ücretleri 2021 Yılında Ne Kadar?

Boşanma avukatı ücretleri her sene güncellenen Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi‘ne göre belirlenir. Boşanma alanında uzman avukat ücretleri 24.11.2020 tarihli 31314 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısım ikinci bölümünde belirtilmiştir.

2021 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısım ikinci bölümünün 9. maddesinde 2021 boşanma avukatı ücreti 4.080,00 TL olarak belirlenmiştir. 9. madde “Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için” başlığını taşımaktadır.  Bu ücret asgari ücret niteliğinde olup bu ücretin altında avukatın dava alması yasaktır. Ayrıca bu ücret asgari olduğundan avukat ile müvekkil arasında daha yukarı ücretlere anlaşma sağlanabilir.

2021 Boşanma ücretleri belirlenirken asgari tarifeye ek olarak her baronun her sene yayımladığı 2021 yılı Tavsiye Niteliğindeki Avukat-Vekileden Arasındaki En Az Ücret Çizelgesi de bulunmaktadır. Boşanma avukatı görev yeri İstanbul olan bir avukat İstanbul Barosu’nun yayımladığı tavsiye niteliğindeki tarifeyi mutlaka incelemesi gerekmektedir.

Bu tarifenin C- AİLE MAHKEMELERİNDE GÖRÜLEN DAVALAR başlıklı maddesinin altında 3. Boşanma Davaları alt başlığı bulunur.

Bu alt başlık altında ise;

3.a) Anlaşmalı Boşanma 9.000,00 TL,

3.b.) Çekişmeli Boşanma 14.000,00 TL,

3.c.) Çekişmeli Boşanma ve maddi, manevi tazminat istemli 14.000 TL’den az olmamak üzere dava değerinin %15’i olarak belirlenmiştir.

Boşanma davalarında yukarıda da bahsedildiği gibi alt sınır Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir. Üst sınır ise (tazminat talebi yoksa) bulunmamaktadır. Her baronun kendi hazırladığı Tavsiye Edilen Avukatlık En Az Ücret Tarifesi de uygulanabilir. Boşanma avukatı İstanbul‘da İstanbul Barosu’nun hazırladığı tarifeden az olmamak suretiyle ücret talep edilebilir.

Sık Sorulan Sorular

Boşanma davası avukatlık ücreti ne kadardır?

2021 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin ikinci kısım ikinci bölümünün 9. maddesinde 2021 boşanma avukatı ücreti 4.080,00 TL olarak belirlenmiştir. Bu belirlenen asgari ücretinde altında dava almak yasaktır. Ayrıca İstanbul barosunun belirlediği 2021 Tavsiye Niteliğindeki Avukatlık Ücreti tarifesi kapsamında anlaşmalı boşanma davası ücreti 9.000 TL, çekişmeli boşanma davası ücreti 14.000 TL’dir.

Devlet ücretsiz boşanma avukatı verir mi?

Adli yardım mali gücü yetersiz kimselerin dava açma hakkından mahrum bırakılmaması adına devletin sağladığı bir destektir Adli yardımda mali imkanları yetersiz kimseler, dava masrafları ve harçlarından muaf tutulur ve baro tarafından kendine ücretsiz bir tayin edilir. Adli yardım desteği yalnızca özel hukuk ve idari davalarda verilir. Ceza davaları için farklı bir usul düzenlenmiştir.  Yani Özel Hukuk çatısında olan boşanma davasında bir adli yardım avukatından destek alınabilir fakat bu destek kişinin yargılama yahut takip giderlerini ödeme gücünün olmaması ve haklılık kanaati uyandırmaları halinde alınabilir.

Boşanma davası için avukata gerek var mıdır?

Boşanma davaları özellikle çekişmeli ise hak kaybına uğramamak ve yanlış yönlendirilmemek adına dilekçeleri ve duruşmaları ile o alanda hukuki yeterlilik ve deneyim gerektirir. Boşanma dilekçesinde yapılacak olan en ufak bir hata ya da eksik, duruşmaya iştirak etmeme ya da dosya takibinin yapılmaması sürecin yavaşlamasına ve sürecin hatalı ilerlemesine sebebiyet verebilir. Bundan mütevellit taraflar, geri dönüşü olmayan birçok hukuki hak kaybına uğrayabilir . Bu sebeple boşanma sürecini alanında tecrübeli bir boşanma avukatıyla işbirliği içerisinde yürütmek yararınıza olacaktır.

Anlaşmalı boşanma davası ne kadar sürer?

Anlaşmalı boşanma davası, görülecekleri mahkemenin yoğunluğuna bağlı olarak 1-3 ay sürebilir. Hakim boşanma kararına onay verdikten 15 ila 30 gün sonra karar çıkar. Boşanmanın kesinleşmesi 1 gün, nüfusa işlenmesi ise 1 haftadır.

Boşanma davası açmak için nereye başvurulur?

Boşanma davasının nerede açılacağı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 4720 sayılı Medeni Kanunu’na göre düzenlenmiştir. TMK md. 168’e göre tarafların son 6 aydır ikamet ettikleri bölenin Aile Mahkemeleridir. Şayet bulunulan bölgede Aile Mahkemesi bulunmuyorsa dava için Asliye Hukuk Mahkemeleri’ne başvurulması gerekir.

Boşanma davasında mahkeme masraflarını kim öder?

Dava masraflarını kimin ödeyeceği konusu davanın  çekişmeli veya anlaşmalı olması durumuna göre değişir. Anlaşmalı boşanma davasında tarafların rızası ile bu giderler ortak şekilde ödenebilir ya da bu masrafların tamamını davacı ya da davalı taraf da ödeyebilir. Ancak çekişmeli boşanma davalarında durum böyle değildir. İlk etapta dava açılırken davacı dosya masraflarını ödemek zorundadır. Davanın kazanılması sonucu giderlerin birçoğu davalıdan alınabilecektir fakat dava dilekçesinde konuyla ilgili bir talepte bulunmuş olmak gerekir.