Terk Nedeniyle Boşanma Davası: Bilinmesi Gereken Herşey

Terk Nedeniyle Boşanma Davası

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Nedir?

Eşlerden birinin evi terk etmesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 164. Maddesinde düzenlenen özel boşanma nedenlerinden biridir. Kanunun bu hususu özel bir boşanma nedeni olarak saymasının nedeni evlilik birliğinin ortak bir yaşam gerektirmesi, eşlerin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin sağlanmasıdır. Özel boşanma nedeni olması sebebiyle kanunda belirtilen şartların varlığının tespit edilmesi ve terk edilen eşin boşanma davası açması neticesinde hakim boşanmaya karar verecektir.

Genel boşanma sebebi olan şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmadan farklı olarak bu davada yalnızca terkin gerçekleştiği ve kanunun aradığı şartların mevcut olduğunun kanıtlanması boşanmaya karar verilmesi için yeterli olacaktır. Terk durumunu gerçekleşmişse şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası açmak yerine terk nedeniyle boşanma davası açmak olumlu ve hızlı sonuç almak adına daha doğru olacaktır.

Diğer bir deyişle eşlerden birinin evi terk etmesi durumunda öncelikle terk nedeniyle boşanma davası açmanın şartlarının mevcut olup olmadığına bakılmalı, mevcutsa boşanma davası terke dayalı boşanma davası olarak açılmalıdır.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasının Şartları Nelerdir?

Terk nedeniyle boşanma davasının şartları kanunda belirtilmiştir. Bu şartlar mevcut değilse terk nedeniyle boşanma davası açılamaz, ancak şiddetli geçimsizlik nedeniyle ya da diğer özel nedenlerle dava açılması mümkündür.

Evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerden ve sorumluluklardan kaçınmak amacıyla ortak yaşam kurma yükümlülüğüne aykırı hareket edilmesi terk nedeniyle boşanma davasının temel şartıdır. Başka bir şekilde anlatmak gerekirse terk eylemini gerçekleştiren eşin evli olmaktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla bu davranışı gerçekleştirmiş olması gerekmektedir. Bu amaçla evi terk etmese dahi geri dönmeme sebebi buysa yine de şart gerçekleşmiş olacaktır.

Eşini evden kovan, ayrılmaya zorlayan ya da eve geri almayan kişi de bu kapsamda terk etmiş olarak değerlendirilecektir. Ancak belirtmek gerekir ki bu şartın oluşması için terk eylemi haklı bir nedene dayanmamalıdır. Görüldüğü üzere terk etme eylemi yalnızca ortak konuttan ayrılmak olarak değerlendirilmemiş, birlikte yaşamı evlilik birliğinden doğan yükümlülükleri yerine getirmemek amacıyla sonlandıran eylem olarak değerlendirilmiştir.

Terk nedeniyle boşanma davasının bir diğer şartı da terk eyleminin en az 6 ay sürmesidir. 6 aydan kısa süren terk etme eylemleri şartın oluşması için yeterli değildir. Yani eşlerden biri diğerini terk ettiği anda terke dayanan boşanma davası açılamaz. 6 aylık süre içerisinde terk eden eş samimi bir şekilde döndüyse 6 aylık süre kesilir ve yeniden terk etmesi halinde süre baştan işlemeye başlar. Fakat samimi olmayan, hileli bir şekilde dönen eşin dönüşü 6 aylık süreyi kesmez. Dönen eşin samimiyeti dava esnasında her türlü delil ile ispat edilebilecektir.

Terk nedeniyle boşanma davası açmanın şartlarından bir başkası da terk eden eşe ihtar gönderilmesidir. Terk tarihinden itibaren en erken 4 ay sonra terk eden eşe 2 ay içerisinde eve dönmesi için ihtar gönderilmesi gerekmektedir. İhtara rağmen süresi içerisinde terk eden eş eve dönmezse bu şart sağlanmış olur. Belirtmek gerekir ki söz konusu ihtar samimi bir niyet taşımalıdır.

Duruma göre ihtar gönderilen eşin yol ücretinin gönderilmesi, anahtarın yerinin bildirilmesi gibi davranışlar samimiyet göstergesi olarak kabul edilmektedir. İhtar göndermenin bir diğer önemli sonucu da ihtar gönderen eşin ihtardan önce yaşanan olayları affettiğine delil teşkil etmesidir. Bu nedenle eve dönmesi için ihtar gönderen eş ihtardan önce gerçekleşen olaylara dayanarak boşanamaz. Terk eden eşe nasıl ihtar gönderileceği aşağıda detaylı olarak anlatılacaktır.

Terk Eden Eşe İhtar Nasıl Gönderilir?

Yukarıda açıklandığı üzere terk nedeniyle boşanma davası açmanın şartlarından biri de terk eden eşe eve dönmesi, hukuken daha doğru bir şekilde söylemek gerekirse terki sonlandırması için ihtar gönderilmesidir. İhtar, süreleri, içeriği ve somut olayın özellikleri açısından doğru şekilde yapılması önem taşıyan bir husustur. Bu nedenle terkin sonlandırılması için ihtar gönderilmeden önce mutlaka bir boşanma avukatına danışılması tavsiye edilir.

 Terk eden eşe ihtar göndermenin iki yolu bulunmaktadır. Aile mahkemesine başvurarak ihtar gönderilmesi talep edilebilir ya da noterden ihtarname gönderilebilir. Hatırlatmak gerekir ki ihtarname gönderilmesi için gereken süre şartları ve içerikte bulunması gereken ifadeler çok önemlidir. Geçerli ve yeterli bir ihtarname gönderilmediği takdirde terke dayalı boşanma davasının şartları gerçekleşmemiş olacaktır.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Terk nedeniyle boşanma davasında mal paylaşımı TMK 236/1. Maddesine göre yapılmaktadır. Taraflar evlenirken herhangi bir mal rejimi seçmediyse, yani evlilikte uygulanan mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimi ise edinilmiş olan mallar yarı yarıya paylaştırılarak mal paylaşımı yapılır. Kişisel mal niteliğindeki mal varlıkları ise paylaşıma konu edilmez ve malın sahibi olan eşte kalır. Uygulamada hangi mal varlıklarının kişisel mal ya da edinilmiş mal olduğu üzerine uyuşmazlıkla yaşanmakta ve davalara konu olmaktadır.

Ayrıca gün geçtikçe farklı mal rejimini seçen kişi sayısı artmakta, bu durum da mal paylaşımının niteliğini değiştirmektedir. Mal paylaşımı terke dayalı boşanma davasında talep edilebileceği gibi ayrı bir mal paylaşımı davası açılması da mümkündür. Görüldüğü üzere mal paylaşımı konusu hukuki ve teknik bilgi gerektiren bir alandır. Bu nedenle mal paylaşımı konusunda boşanma hukuku alanında uzman bir avukattan yardım alınması tavsiye edilir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davasında Nafaka

Terk nedeniyle boşanma davasında nafaka, nafakaya ilişkin genel hükümlere göre belirlenir. İştirak nafakası ve tedbir nafakası açısından genel boşanma sebebi olan şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanma davası ile aynı hükümler geçerlidir.

Boşanma davalarında en fazla uyuşmazlığa konu olan nafaka türü ise yoksulluk nafakasıdır. Yoksulluk nafakası evlilik birliğinin sonlanması nedeniyle maddi durumu kötüleşecek olan tarafa diğer tarafça verilen paradır. Terke dayanan boşanma davasında yoksulluk nafakasının belirlenmesinde tarafların maddi durumu ve kusur durumları göz önünde bulundurulur. Terk eden eş daha fazla kusurlu olacağından nafaka alması olası değildir. Ancak terk edilen eş, diğer şartların da gerçekleşmesi halinde terk eden eşten yoksulluk nafakası alabilir.

Terk Nedeniyle Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Terk nedeniyle boşanma davasının ne kadar süreceği birçok farklı faktöre bağlıdır. Özellikle terkin sonlandırılması için gönderilen ihtarda yapılan usul ve esasa ilişkin hatalar sürenin uzamasına neden olabilmektedir. İhtarın içeriğinde yer alması gereken ifadelerin yazılmaması ya da kanunda belirtilen sürelere uyulmaması yargılama sürecini uzatan durumlardır.

Yine dava sürecindeki diğer hukuki işlemlerde eksiklik ve hata bulunması da süreci uzatabilmektedir. Mahkemelerin yoğunluğu ve somut olayın özellikleri de süre üzerinde etkilidir. Terke dayanan boşanma davasının daha hızlı sonuçlandırılabilmesi için tüm usuli işlemlerin eksiksiz ve tam yapılması, sürelere uyulması önem taşımaktadır. Bu nedenle dava öncesinde ve dava esnasında bir boşanma avukatı ile çalışılması sürenin kısaltılmasında olumlu etki yaratacaktır.

İlgili Yazılar

Bir yorum yaz

Son Yorumlar