Ceza Davası İstinaf Başvuru Dilekçesi Örneği

Bu içeriğimizde sizler ceza istinaf başvuru dilekçesi nedir, bu başvuru nasıl hangi mahkemeye ve hangi süreler içinde verilmesi gerekir detaylı bilgilere yer verdik. Ayrıca yazı sonunda 2021 güncel ceza davası istinaf başvuru dilekçesi örneği ile de kolaylıkla dilekçelerinizi oluşturabilirisiniz.

Ceza Davası İstinaf Başvuru Dilekçesi Örneği

Ceza Davası İstinaf Başvurusu Nedir?

Ceza davasında istinaf başvurusu, ilk derece mahkemesi olan Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi kararına karşı itiraz etmek anlamına gelmektedir. Sanık, müşteki ya da katılan istinaf başvurusunda bulunabilir. İstinaf başvurusunda usul ve esasa ilişkin hususlar konu edilerek cezanın kaldırılması, ceza verilmesi ya da ceza miktarının değiştirilmesi gibi taleplerde bulunulabilir. Bu sayede kişilerin hayatında oldukça fazla etkisi olan ceza yargılaması kararlarının denetlenmesi sağlanır

Ceza Davası İstinaf Başvurusu Nasıl Yapılır?

Ceza davasında istinaf başvurusu, davanın görüldüğü Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi’ne istinaf başvuru dilekçesi sunarak yapılır. Dilekçe Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmek üzere ibaresiyle yazılır. İstinaf başvurusu, Asliye Ceza Mahkemesi veya Ağır Ceza Mahkemesi  tarafından verilen karara karşı 7 günlük süre  içerisinde yapılmalıdır. Bu süre kişi kararın açıklandığı duruşmaya katıldıysa duruşma tarihinden itibaren, katılmadıysa kararın kendisine tebliğinden itibaren sayılmaya başlanacaktır. İstinaf süresi içerisinde taraflar başvuruda bulunmazsa karar kesinleşir.

Ceza davasında istinaf başvurusunun alanında yetkin bir ceza avukatı aracılığıyla yapılması önem taşımaktadır. Aksi takdirde usul ve esasa ilişkin birçok husus gözden kaçabilmekte, ciddi mağduriyetler yaşanabilmektedir.

Ceza Davası İstinaf Başvuru Dilekçesi Örneği

Her ceza davası, her suç farklı özellikler taşımakta ve yargılamada bu özelliklere göre yapılmaktadır. Bu nedenle tüm ceza davalarında geçerli olabilecek bir ceza davası istinaf başvuru dilekçesi örneğinden bahsetmek mümkün değildir. Her olayın kendi içinde değerlendirilmesi ve buna uygun olarak istinaf başvurusu yapılması gerekmektedir. Aşağıda yer alan ceza davası istinaf başvuruş dilekçesi örneği taksirle yaralama suçunu konu alan bir davaya ilişkindir ve yalnızca örnek teşkil etmesi adına paylaşılmıştır.

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ DAİRESİ’NE

Gönderilmek Üzere

İSTANBUL  10. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’ NE

DOSYA NO          : 2020/…

MÜŞTEKİ             : E.A.

VEKİLİ          : Av. K.M.A.

KONU    :İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/… esas sayılı dosyasında  vermiş olduğu … tarihli beraat kararına karşı istinaf başvurumuzdur.

AÇIKLAMALAR :

İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin yukarıda numarası belirtilen dosyasında sanık hakkında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde beraat kararı verilmiştir. Aşağıda açıklayacağımız hususlar nedeniyle istinaf yoluna müracaat etme zorunluluğu hasıl olmuştur.

Söz konusu beraat kararı hatalı kusur değerlendirmesi neticesinde verilmiştir. Bu nedenle karar hukuka ve vicdana aykırıdır.  Öncelikle belirtmek gerekir ki; … tarihli ATK raporu ile … tarihli bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmaktadır. İş bu çelişki nedeni ile dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi ‘ne gönderilerek en az yedi uzmanın katılımıyla  yeni bir rapor düzenlettirilmesine karar verilmesi gerekirken hüküm kurulması yerinde değildir.

Ceza yargılamasının amacı gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Dosyada mübrez raporlar arasında çelişki bulunması halinde gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla çelişkilerin giderilmesine ilişkin yeni bir rapor alınması gerekmektedir. Aksi takdirde çelişkili raporlara dayanılarak hangi yönde hüküm kurulursa kurulsun ceza yargılamasının evrensel bir ilkesi olan maddi gerçeğin araştırma ilkesi çiğnenilerek adil olmayan bir karar verilmiş olunacaktır. Ceza yargılamasının varsayımlar üzerinden sonuçlanması kabul edilebilecek bir durum değildir.

Bilirkişi raporları arasında çelişki olması halinde çelişkilerin giderilmesine dair rapor alınmadan hüküm kurulması yerleşik Yargıtay içtihadına göre bozma nedenidir. İlgili Yargıtay kararları aşağıda yer almaktadır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2015/14981E., 2016/12420K.

 “Olay günü katılanın sevk ve idaresindeki bisiklet ile trafik yoğunluğunun fazla olduğu, gidiş geliş 7 metre genişliğindeki caddede yolun sağından seyirle, yolun soluna geçmek için sola doğru hareket ettiği sırada, bisikletin sol yanına, gerisinden gelen sanık idaresindeki motosikletin sağ şeritte çarpması şeklinde meydana gelen olayda, soruşturma aşamasında yapılan keşfe katılan bilirkişi raporunda, sanığın sevk ve idaresindeki motosikletin hızının normal seviyede olduğu kabul edilmekle birlikte, motosiklet sürücüsünün, seyrettiği yol özelliği ile trafik sirkülasyonunu göz önünde bulundurarak her an kaza yapabileceğini öngörmesi, önünde ve sağ tarafta seyreden bisikleti geçerken daha da dikkatli olması gerektiğinden bahisle sanığın 1/8 oranında tali kusurlu olduğunun belirtildiği, kovuşturma aşamasında yapılan keşfe katılan bilirkişi raporunda ise, bisiklet sürücüsünün çarpmanın şiddeti ile değil de çarpışmanın etkisi ile dengesini kaybederek sol tarafına düştüğü, bu durumda bisiklet sürücüsünün yolu kontrol etmeden ve dönüş işareti vermeden direk sola dönüş hareketine başladığı, bu hareketinde gelen trafiği kontrol etmediğinden dönüş yapacağı yere çok yakın olan motosiklet sürücüsünün her ne kadar dikkatli olsa da kazayı önleyebilmek için zamanın ve yeterli mesafesinin olmadığı düşüncesi ile sanığın kusursuz olduğu görüşüne yer verildiği, Mahkemece kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak sanığın beraatine karar verilmiş ise de, sanığın aşamalardaki beyanlarından çarpma öncesi önünde seyir halinde olan bisikleti gördüğünün anlaşılması karşısında, sanığın kusur durumunun net olarak tespiti ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için bir kez de Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verilmesi; bozma nedenidir”

Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2019/3373E., 2019/6418K.

“…temin edilememesi halinde dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile istinaf aşamasında dosyaya sunulan uzman görüşünün birlikte değerlendirilip aradaki çelişkiyi giderici bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle…”

Sanık kaza anında yaralı halde bulunan müvekkile kusurunu bastırmak amacıyla yüksek sesle ve rencide edici biçimde bağırmıştır. Kazanın ardından da müvekkili hiç bir şekilde aramamış ve başka şekillerde de iletişim kurmamıştır. Bu durumda hem kaza anında hem de kazadan sonra sanığın müvekkili umursamadığı, kusurlu olması sebebiyle sorumluluktan kaçmaya çalıştığı ve suçluluk psikolojisi içerisinde bulunduğu görülmektedir.

Kaza sonrası müvekkilimiz ağır şekilde yaralanmıştır. Müvekkilimiz kaza nedeniyle ömür boyunca malul kalacaktır. Ömrü boyunca kazanın izlerini taşıyacak ve kaza nedeniyle tüm hayatı zorlaşacak olan müvekkilin durumu göz önüne alındığında çelişkili raporların mevcut olduğu bir dosyada beraat kararı verilmesi vicdanı ve adalet duygusunu yaralamıştır.

Müvekkil kaza nedeniyle malul kalmasının yanında somut maddi zarara da uğramıştır. Tedavi amacıyla ciddi miktarda harcama yapmak zorunda kalmış, manevi ve fiziki acısının yanında maddi külfete de katlanmak zorunda kalmıştır. Sanık tüm bu süreç boyunca hiçbir şekilde müvekkile yardımcı olmamış, tedavi masraflarını karşılama ve uğramış olduğu zararı giderme teklifinde bulunmamıştır. Müvekkilin zararına ilişkin belgeler dosyada mübrezdir.

Açıklamadığımız sebeplerle hatalı olarak kusur dağılımı yapılmış Adli Tıp Kurumu Raporu’nu esas alan hükmün yerinde olmadığı açıktır. Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda çelişkili raporlar bulunmasına rağmen çelişkinin giderilmeden varsayım üzerine hüküm kurulmasının hukuka, adalete ve ceza yargılamasının evrensel ilkelerine uygun olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu neden hukuka ve adalete aykırı söz konusu hükmün bozulması gerekmektedir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan ve sayın mahkeme tarafından re’sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/… esas sayılı dosyada … tarihinde verdiği kararın istinaf incelemesi yapılarak bozulmasını saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

                                                                                                                                                    MÜŞTEKİ VEKİLİ

                                                                                                                                                        AV.  K. M. A.

Bir yorum yaz