Kalp Krizi İş Kazası Sayılır mı?

Kalp krizi iş kazası sayılır mı konusu son dönemlerde en çok tartışılan detaylar arasında yer alıyor. Ülkemizde yer alan ölümlerin büyük bir çoğunluğunun kalp krizi sebebi ile meydana gelmesi bunun iş hayatına da sirayet etmesine sebep olmuştur. İş yerinde yaşanan kalp krizlerinin gerekli itirazlar yapılırsa ve iş kazası tanımına uyum sağladığı kanıtlanırsa gerekli olan tazminatın hak edileceğinin belirtilmesi gerekir. Tabi ki bu süreç içerisinde kişilerin muhakkak alanında uzman bir isim ile çalışması gerekmektedir.

Bir Olayın İş Kazası Sayılma Kıstasları Nelerdir?

İşyerinde geçirilen kalp krizi iş kazası sayılır mı sorusunun yanıtının net bir biçimde verilmesi için olayın şu şartları taşıması gerekiyor;

  • Öncelikli olarak olayın iş yerinin sınırları içerisinde yaşanmış olması gerekir. İş yerinin dışında yaşanan hiçbir olay ne sorundan kaynaklanırsa kaynaklansın iş kazası olarak nitelendirilmeyecektir.
  • Oluşan durumun yapmış olduğu meşgul olduğu işten kaynaklanması gerekir.
  • Yukarıda belirtilen şartların yanı sıra çalışan kişinin muhakkak bu kazanın yaşandığı dönem içerisinde sigortalı bir çalışan olması gerekmektedir. Sigortalı olmayan çalışanların bu konuda herhangi bir hak talep etmeleri mümkün olmayacaktır.

Bu detayları taşımayan olayların iş kazası olarak adlandırılması mümkün olmayacaktır. Gerekli olan itirazlarda bulunulsa dahi mahkemenin olumlu yanıt vermeyeceği de dile getirilmelidir.

Kusur Raporuna Dikkat!

Kalp krizi iş kazası sayılır mı 2019 senesinde açılan davalara bakıldığı zaman kişilerin haklarını muhafaza edebilmeleri için muhakkak kusur raporu alınması gerekir. Her iş yerinin çalışanlarını korumak ve onlara sağlıklı bir çalışma alanı sunabilmek için bazı görev ve sorumlulukları bulunmaktadır. Bu görev ve sorumluluklar kapsamında eksiklikler olan iş yerlerinin kusurlu olduğu raporunun alınması ve dava dosyasına eklenmesi gerekir ancak bu şekilde sorunsuz şekilde iş kazasının getireceği tazminat hakkından faydalanma imkanını elde edebilirsiniz.

Bilirkişi incelemesi de bu süreç içerisinde en büyük öneme sahip olan detaylar arasında kendini gösteriyor. Kişilerin iş kazasına maruz kalıp kalmadığının ve iş verenin kusur derecesinin belirlenmesinde bilirkişiye başvurulması sonucun çok daha sorunsuz çıkmasını mümkün kılacaktır. Dava kapsamında yer verilen bilirkişi hizmetlerinin davaya masraf olarak aksettirileceğinin de belirtilmesi gerekir.

İş Kazası Davası Ne Zaman Açılmalıdır?

Kalp krizi iş kazası mı şeklinde bir inceleme yapılması kadar kişilerin verilen zaman aralığında davayı açması da büyük önem arz etmektedir. Bu süreç 10 sene ile kısıtlı tutulmuştur. İşçinin iş verene dava açması için verilen 10 yılın dolmasına rağmen hala dava açılması ile alakalı bir adım atılmadıysa bu konuda direkt olarak hakkınızın kaybedileceği de bilinmelidir. Davanın zamanaşımına düşeceği ve bu konuda bir esneklik tanınmayacağının ayrıca bildirilmesi gerekir.

Hangi Mahkemelere Başvurulmalıdır?

Kalp krizi iş kazası sayılır mı sorusunun akabinde dava açma süreci ile lakalı tüm detaylar hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Bu noktada kişilerin dava açma sürecinde ikamet ettikleri alanda yer alan mahkeme yetkili mahkeme olarak belirlenecektir. İş mahkemesi sadece iş kazalarında değil bundan doğan tazminat hakkına da karar vermeye yetkilidir.

Kalp krizi iş kazası sayılır mı sorusu kadar dava dosyasının içeriğinin hazırlanmasına da dikkat edilmelidir. Bu süreç içerisinde daha önce işçilerin hakları ile laakalı davalara bakan profesyonel isimlerden yardım  almak sürecin daha sorunsuz şekilde tamamlanması için fırsat sunmaktadır. Bu noktada özellikle davanın yetkili mahkemeye iletilmesi önem arz eder. Farklı ve görev çizgisinde olmayan bir mahkemeye başvurulması durumunda görevsizlik kararı verilerek sürecin uzamasına neden olunacaktır.