Adli Kontrol Nedir, Adli Kontrol Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Last Updated on 10 Aralık 2021 by Okyanus Hukuk

Ceza yargılamasında söz konusu olan adli kontrol uygulaması ile kişilerin birtakım özgürlükleri kısıtlanır. Mahkemelerce sıklıkla başvurulan adli kontrol uygulaması, nedenleri ve hukuki sonuçları ile uygulamada merak edilen hususların başında yer alır. Oldukça önemli bir hukuki zemini olan adli kontrol ve ceza yargılamasında uygulanan başkaca prosedürlerin etraflıca bilinmesi, bu hususlarda nasıl ve ne yönde hareket edilmesi konusunda deneyim sahibi ceza avukatı ile birlikte ilerlemek, hukuki danışmanlık talep etmek oldukça isabetli olacaktır.

Adli Kontrol Nedir, Adli Kontrol Kararına Nasıl İtiraz Edilir

Adli Kontrol Nedir?

Adli kontrol; ceza yargılamasında, soruşturma ya da kovuşturma sürecinde, sanık veyahut şüpheli sıfatını haiz kişiler adına tutuklama sebeplerinin bulunması fakat tutuklama kararının ölçüsüz olması durumunda söz konusu kişi hakkında adli uygulanan tedbir olarak ifade edilir. Kişi, uygulanan bu tedbirle yani adli kontrol şartıyla serbest kalmış olur.

Hürriyeti kısıtlayıcı mahiyeti bulunan tutuklama kararı oldukça ağır bir tedbir olup bu tedbire alternatif ve daha hafif bir yol olan adli kontrol kurumu öngörülmüştür. Adli kontrol kararı ile kişiye ait bazı anayasal hakları kısıtlanır fakat kişinin tutuklanması gibi ağır bir tedbir uygulanmaz. Adli kontrol, tutukluluk süresi dolan ya da hakkındaki tutuklama kararı kaldırılanlar hakkında da uygulanabilir.

Adli kontrol tedbirine dair hükümler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109 ve devamı maddelerinde ifade edilmiş olup ilgili kanun içerisinde farklı maddelerde düzenlenmiştir.

Adli Kontrol Şartları Nelerdir?

Adli kontrol şartları; şekli ve maddi şartlar olarak iki farklı başlıkta ele alınır. Bunlardan ilki olan şekli şartlar şu şekilde ifade edilebilir:

  • Kişinin somut kaçma şüphesi olması,
  • Mağdurun veya müştekinin zorlama ihtimalinin mevcut olması,
  • Delillerin karartılması olasılığı

Şekli şartlar ise şu şekildedir:

  • Adli kontrol kararı yalnızca sulh ceza hakimi ya da ceza mahkemesi tarafından verilebilir,
  • Soruşturma sürecinde adli kontrol kararı verilebilmesi için cumhuriyet savcısı talebi gereklidir.

Adli kontrol hükümlerinin uygulanabilmesi için tutuklama sebeplerinin mevcut olması şarttır. Bir diğer ifade ile tutuklama sebebi bulunmuyorsa adli kontrol tedbiri kararı verilmesi mümkün değildir.

Adli Kontrol Tedbirinin Amacı Nedir?

Suç şüphesi altındaki kişi masumiyet karinesinden yararlanmaya devam edeceğinden ve suçu henüz kanıtlanmamış olduğundan, bazı durumlarda adli kontrol yerine tutuklama tedbiri ağır ve ölçüsüz bir uygulama olabilir. Adli kontrol tedbiri, tutuklamanın sebep olacağı bu ağır sonuçlara engellemeye yönelik bir mekanizmadır. Şüpheli ve sanığın sosyal hayat içerisinde denetim altına alınması da adli kontrol sayesinde gerçekleştirilmiş olur. Ek olarak yasal tutukluluk süreleri dolarak salıverilenler bakımından da adli kontrol tedbirine tabi hükümler uygulanabilir.

Adli Kontrol Tedbirleri Nelerdir?

Adli kontrol tedbirleri Ceza Muhakemesi Kanunu md.109/3 hükmünde ifade edilmiş olup söz konusu tedbirler şunlardır:

  • Yurt dışına çıkamamak,
  • Hakimce belirlenmiş yerlere, belirli süreler dahilinde başvurmak,
  • Hakim tarafından ifade edilen mercii ya da kişilerin çağrılarına ve lüzumu halinde mesleki faaliyetlerine dair veyahut eğitime ilişkin konulardaki kontrol tedbirlerine tabi olmak,
  • Taşıtlardan bazılarını kullanamamak, lüzumu halinde makbuz karlılığında sürücü belgesini kaleme teslim etmek,
  • Bilhassa uyarıcı ve uyuşturucu maddelere ve alkole bağımlığın sonlandırılması için hastaneye yatmak, tedavi ve muayene tedbirlerine uymak,
  • Kişinin mali durumu değerlendirilerek cumhuriyet savcısının talebi üzerine hakim tarafından belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak,
  • Silah bulundurmamak, taşımamak, lüzumu halinde mevcut silahları makbuz karşılığında adli emanete bırakmak,
  • Savcı talebi üzerine hakimce belirlenecek miktardaki parayı, suç nedeniyle mağdur olan kişinin haklarını teminat altına almak için ayni ya da şahsi güvenceye bağlamak,
  • Aile yükümlülüklerini ifa edeceğine, adli kararlar üzere ödemekle yükümlü kılındığı nafakayı ödeyeceğine dair teminat vermek,
  • Konutu terk etmemek,
  • Belirlenen bir yerleşim bölgesini terk etmemek,
  • Belirlenmiş bölge ve meskenlere gitmemek.

Adli Kontrol Ne Kadar Sürer?

Adli kontrol süresi için yasada düzenlenmiş herhangi bir süre yoktur. Tutuklama tedbiri için ifade edilen üst süre sınır bulunsa dahi adli kontrol için herhangi bir üst süre sınırı söz konusu değildir. Tutuklama sebeplerinin sona ermesiyle birlikte adli kontrol de sonlanır. Adli kontrolün süresi ve devamlılığına ilişkin uygulamada merak edilen konulardan birisi de, soruşturma sürecinde verilen adli kontrol kararının kovuşturma sürecinde de devam edip etmeyeceği hususudur.

Soruşturma sürecinin tamamlanması ve kovuşturma safhasına geçilmesiyle birlikte verilmiş adli kontrol kararı kendiliğinden devam etmeyecektir. Tutukluluk süresi, kişi hakkında verilen hapis cezasından düşürülebilir niteliktedir ancak adli kontrol kararı ile geçirilen sürenin hapis cezası süresinden düşürülmesi mümkün değildir. Adli kontrol kararı kapsamında yukarıda sıralanan tedbirlerden herhangi biri ihlal edilirse bu durumda ilgili mahkeme doğrudan tutuklama kararı verebilir.

Adli Kontrol Kararına İtiraz Prosedürü ve İtiraz Dilekçesi

Kişi hakkında verilen adli kontrol kararına itiraz edilebilir. Yapılacak itirazın nereye karşı yapılacağı hususunda kişinin sıfatı önemlidir. Kişi eğer şüpheli ise bu durumda sulh ceza hakimi, şüpheli eğer sanıksa ilgili ceza mahkemesine itiraz edilir. İtirazın değerlendirilme süresi ise beş gündür. Beş gün sonunda verilecek karara da itiraz kanun yoluna gidilebilir. Karar verilmesinden itibaren yeni günlük süre içinde itiraz kanun yoluna gidilmesi gerekir.

Adli kontrol kararı itiraz dilekçesinin etkili bir netice elde edebilmesi adına güçlü ve kapsamlı bir hukuki zemine oturtulması, gerekçelerin hukuki kaideler ile temellendirilerek ifade edilmesi ve güçlü taleplerin öne sürülmesi gerekir. Bu tür bir dilekçe ise deneyimli ve uzman bir ceza avukatının kaleminden çıkabilir. Bu noktada alınacak hukuki danışmanlıkla hukuki manada muntazam bir dilekçe hazırlanarak müspet netice elde edilebilir.

Bir yorum yaz