02122363690
·
[email protected]
·
Pzt - Cuma 09:00-17:00
Ücretsiz Danışmanlık

Zimmet Suçu, Şartları Ve Cezası (TCK 247)

zimmet suçu

Zimmet suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda “Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler” başlıklı Dördüncü Kısmın, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlıklı Birinci Bölümünde 247. Maddede düzenlenmiştir.

Türk Ceza Kanunu 247. maddeye göre, “(1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir”. Türk Ceza Kanunu’nun 247. maddesinin birinci fıkrasında zimmet suçunun temel işleniş şekli, ikinci fıkrasında nitelikli hali, üçüncü fıkrasında ise hafif hali yer almaktadır. Bu suçla ilgili etkin pişmanlık düzenlemesi TCK m.248’de yapılmıştır. TCK m.249’da ise zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı halinde indirimli ceza verilmesi öngörülmüştür.

Zimmet Suçu kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere Özgü suçlar arasında düzenlenmiş olup, zimmet suçunun failinin mutlaka kamu görevlisi olması aranmıştır.

Aksi takdirde zimmet suçunun oluşumuna sebebiyet vermeyecek ve söz konusu suç oluşmayacaktır. Özgü suç, herkesin suçun faili olamayacağı, belli nitelikleri olan kişilerin fail olabileceği suç tipidir.

Kamu görevlisi, TCK’nın 6. maddesinde tanımlanmıştır. Kamu görevlisi kavramı ile devlet memuru kavramı birbirine karıştırılmalıdır. Kamu görevlisi devlet memuru kavramını da içine alan çok daha geniş bir kavramdır.

Zimmet suçunu oluşturan fiilleri şu şekilde değerlendirilmelidir.

Zimmete Geçirme

Zimmete geçirme fiilinin cezalandırılabilmesi için, zimmet suçunun faili görevi dolayısı ile zilyetliği kendisine devredilmiş veya koruma ve gözetlemekle yükümlü olduğu malı, tahsis edildiği gaye dışında kendisi ya da başkası için alması gerekmektedir. Bu konu ile alakalı 247. Maddenin gerekçesi şu şekildedir:

“Zimmet suçunun oluşabilmesi için, suç konusu malın zimmete geçi­rilmesi gerekir. Zimmete geçirme, suç konusu mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmayı ifade eder. Bu tasarruflar, suç konusu şeyin mal edi­nilmesi, amacı dışında kullanılması, tüketilmesi şeklinde olabileceği gibi, bir başkasına satılması, verilmesi şeklinde de gerçekleşebilir. Zimmete geçirme olgusu, icraî bir davranışla gerçekleşebileceği gibi, ihmalî bir davranışla da gerçekleştirilebilir. Zimmet suçunun oluşabilmesi için, suç konusu malın kamu görevlisinin şahsının veya bir başkasının zimmetine geçirilmiş olması arasında fark bulunmamaktadır.”

Suçun Zimmetin Açığa Çıkmasını Sağlamaya Yönelik Hileli Davranışlarla İşlenmesi Fiili (Ağırlaştırıcı Sebep)

Zimmet suçunda kamu görevlisi esasen mala zilyet olduğu(elde bulundurduğu) için yapılan hile, zimmetin açığa çıkmasını önlemeye, daha farklı bir deyişle delilleri gizlemeye yöneliktir. Bu husus madde gerekçesinde şu şekilde anlatılmıştır:

“Zimmet suçunda, suç konusu mal kamu görevlisinin zilyetliğinde veya koruma ve gözetim sorumluluğunda olduğu için, bunun zimmete geçi­rilmesi için herhangi bir kişinin aldatılmış olması gerekmez. Burada hile, sadece zimmet olgusunun sonradan anlaşılmasının önüne geçilmek amacıyla ger­çekleştirilmektedir. Bu bakımdan, zimmet suçundaki hile, suçun delille­rini gizlemeye yönelik bir davranıştır.”

TCK 247. Maddesinin 2. Fıkrasında belirtilen hile uygulamada çoğu zaman başka suçlarla birlikte işlenmektedir. Özellikle belgede sahtecilik suçu ile bu hilenin yapıldığı sık sık görülmektedir. Eski kanunda bu durumda sadece zimmetten fail cezalandırılmaktaydı. Ancak şuan Özel belgede sahtecilik suçunun da oluşma ihtimalinde iki ayrı suçtan cezalandırılacaktır.

TCK’nın 212. Maddesi şu şekildedir:– Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.

Kullanma Zimmeti Nedir? (TCK md. 247/3)

TCK 247’nci maddenin 3. Fıkrasında kullanma zimmeti suçunu tanımlamıştır. Buna göre:

“Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir” Görüleceği üzere cezada kullanma zimmeti cezada indirim sebebi sayılmıştır.

Bu suçun gerekçesi şu şekildedir:

“Suç konusu mal üzerinde malikin bulunabileceği tasarruflarla zimmet olgusu ortaya çıktığına göre; kullanmanın malikin bulunabileceği tasarruf niteliğinde olup olmadığına bakmak gerekir. Bu nedenle, her bir kullanma­nın, ilgili somut olayın koşulları göz önünde bulundurularak yapılacak bir değerlendirmeyle, zimmeti oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi gerekir. Bu bakımdan, kullanmanın salt belli bir süreyle sınırlı olması, zimmetin oluşumuna engel değildir.”

Kullanma zimmetine örnek olarak, memurun kendisine teslim edilen parayı bir müddet kendi şahsi işleri için kullanıp daha sonra yerine konulması verilebilir. Bu tipik bir kullanma zimmetidir. Uygulamada da sıklıkla görülmektedir.

Nitelikli Zimmet Suçu Nedir?(TCK md. 247/2)

Nitelikli zimmet suçu, işlenen fiilin ceza olarak daha fazla olduğu durumun halidir. Fail, suçu işledikten sonra ya da işlediği esnada suçunun ortaya çıkmaması için ayrıca suç unsuru içeren bir hareket sergilerse bu nitelikli zimmet suçu olarak adlandırılır.

Ortaya konan eylem, aldatıcı özellikte olmalı ve zimmetin ortaya çıkmasını engellemeye dönük olarak yapılmalıdır.

Aldatıcı eylem(hile), suç delillerini örtme niyetiyle yapılmalıdır. Aksi takdirde malın zimmete geçirilmesine yönelik herhangi bir şahsın hile yoluyla aldatılması sonucunda nitelikli zimmet suçu değil, basit zimmet suçu işlenmiş olur. Hile şuç olgusunun ortaya çıkmasına müteakip yapılırsa bu nitelikli zimmet suçu olur.

Hileli hareket çok basit araştırma ve incelemelerle ortaya çıkarılan ve ortaya konan bir eylem ise burada nitelikli zimmet suçundan değil basit zimmet suçundan bahsedilir. Zimmet veya tutarının alakalı kurumca zapta geçen kurum içi kayıtlardan anlaşılması durumunda da nitelikli zimmet suçu işlenmiş sayılır.

Zimmet Suçunun Cezası Nedir?

Zimmet suçu sebebiyle kişiye üç farklı ceza verilebilir. Suçun basit ana şekli işlendiğinde basit zimmet suçu, hileli davranış sergilenerek işlendiğinde nitelikli zimmet suçu, kısa dönemli bir süreyle malın kullanılarak iade edilmesiyle kullanma zimmeti suçundan ceza verilebilir.

  • Basit Zimmet Suçu Cezası: Basit zimmet suçu cezası, suçun temel şekline verilen cezadır. Temel şeklinin işlenmesi halinde faile verilecek zimmet suçu cezası 5 yıl ile 12 yıl arası hapis cezasıdır.
  • Nitelikli Zimmet Suçu Cezası: Nitelikli zimmet suçu cezası, kişi tarafından zimmetin oluşmasını engellemeye yönelik tavırların ortaya konması halinde verilen cezadır. Nitelikli zimmet suçunun cezası, suçun temel şeklinde verilen cezanın yarı oranında arttırılması ile belirlenir. Örneğin, fail suçun basit halini işlediğinde en az 5 yıl hapis cezası alacakken, suçun nitelikli halini işlemesi halinde en az 7,5 sene hapis cezası alır.
  • Kullanma Zimmeti Suçu Cezası: Kullanma zimmeti suçu cezası, kişinin suç konusu malı kısa bir süre kullanıp iade etmesi nedeniyle faile uygulanan cezadır. Kullanma zimmeti suçunun cezası, suçun temel şeklinde faile verilecek cezada 1/2 oranına kadar indirim yapılarak belirlenir. Örneğin, Bakırköy verdi dairesi müdürü vergi dairesi hesabına yatırılan parayı 3 gün boyunca işlettikten sonra hesaba iade etse, suçun temel şeklinin cezası en az 5 yıl olarak belirlendikten sonra bu cezada 1/2 oranına kadar indirim yapılarak kullanma zimmeti suçunun cezası belirlenir. Mahkeme suçun işleniş şekline göre faile 1/4, 1/3 veya 1/2 oranında ceza indirimi uygulayabilir. İndirim oranı olayın niteliği göz önünde bulundurularak yargılama neticesinde hakim tarafından belirlenir. Ancak kullanma zimmeti suçu indirim oranı 1/2 oranını geçemez.