Tasarrufun İptali Davası Nedir, Şartları Nelerdir ve Hangi Hallerde Açılabilir?

tasarrufun iptali davası

Tasarrufun İptali Davası Nedir?

Tasarrufun iptali davası, İİK 277. Maddede ve devamındaki maddelerde düzenlenen bir dava türüdür. Tasarrufun iptali davasının amacı borçlunun alacaklıdan mal kaçırmasının engellenmesidir.

İcra takibi ile borçludan alacağını temin edemeyen alacaklı, borçlu kişinin geriye dönük olarak 5 yıl içinde mal kaçırma amaçlı yaptığı işlemlerin iptalini talep etmek için tasarrufun iptali davası açabilir.

Bu dava ile borçlunun mal kaçırma amacıyla sattığı ya da bağışladığı taşınır ve taşınmaz mallar üzerinden alacağı tahsil imkanı doğar. Kanun koyucu, mal kaçırma amacıyla yapılan işlemlerde alacaklının mağdur edilmemesi ve borçlunun kötü niyetli davranışının korunmaması amacıyla bu nitelikteki tasarrufların iptal edilebileceği hukuki bir yol geliştirmiştir.

Tasarrufun İptali Davası Hangi Hallerde Açılabilir?

Tasarrufun iptali davasının hangi hallerde açılabileceği kanunda sayılmıştır. Kanunda sayılan hallerden birinin bulunması ve tasarrufun iptali davasının şartlarının sağlanmsı halinde davanın açılması mümkün olacaktır.

Kanunda, tasarrufun iptali davası açılabilecek ilk durum karşılıksız tasarrufun iptaline ilişkindir. Bu durumda borçlunun borcunu ödeyemeyeceğinin anlaşılmasından itibaren geriye dönük olarak 2 yıl içinde yapılan ivazsız tasarrufların, yani bağışlamaların iptali dava yoluyla istenebilir. Hangi durumlarda yapılan karşılıksız tasarrufların kanun maddesi kapsamında olarak davaya konu olabileceği İİK 278. maddede sayılmıştır. İlgili maddeye göre bağışlama sayılacak haller şunlardır;

  • Birinci, ikinci ve üçüncü dereceden kan ve kayın hısımlığı bulunan kişiler arasında yapılan bağışlamalar.
  • Eşlerin birbirlerine yaptıkları bağışlamalar.
  • Evlatlıkla ve evlat edinen kişinin kendi aralarında yaptıkları bağışlamalar.
  • Kaydı hayat ile irat sözleşmesi, ölünceye kadar bakım sözleşmesi ya da intifa hakkı sözleşmesi ile kişinin kendi ya da bir başkası lehine yaptığı sözleşmeler.
  • Mal varlığının değerinin fahiş oranda altında belirlendiği sözleşmeler.

Kanunda, tasarrufun iptalinin istenebileceği bir diğer hal de borçlunun borcu ödemeden aczi nedeniyle iptal edilebilirlik halidir. Borçlunun borcunu ödeyemeyeceğinin anlaşılmasından itibaren geriye yönelik olarak 1 sene içinde yapılan bazı işlemlerin dava yoluyla iptal edilebileceği belirtilmiştir. İİK 279. Maddeye göre bu durumda iptal edilmesi istenebilecek olan işlemler şunlardır;

  • Para ya da ödeme için kullanılan diğer metalardan farklı bir varlıkla yapılan ödemeler.
  • Henüz vadesi gelmeyen borca yönelik yapılan ödemeler.
  • Borca teminat olarak gösterilen rehinler. Ancak daha önceden taahhüt edilmesi nedeniyle verilen rehinler istisna kabul edilir.
  • Kişisel hak sayılan hakların güçlendirilmesi amacıyla tapuya işlenen şerhler. Şerhten faydalanan üçüncü kişinin borçlunun içinde bulunduğu hali bilmediğini ispat etmesi halinde şerh geçerli sayılır.

Tasarrufun iptali davası açılabilecek bir diğer durum da İİK 280. Maddede belirtilen alacaklıya zarar verme amacıyla yapılan işlemlerdir. Diğer bir deyişle alacaklının alacağını ödememek amacıyla mal kaçırma işlemleri tasarrufun iptali davasına tabidir.

Tasarrufun iptali davası, uygulamada en çok bu nedene dayanılarak açılır. Fakat bu hususta dikkat edilmesi gereken nokta malı devralan kişinin borçlunun içinde bulunduğu durumu ve tasarrufun mal kaçırma amacıyla yapıldığını bilmesi ya da bilmesini gerektirecek durumda bulunması gerekir.

İİK 280/2. Maddede lehine tasarrufta bulunulan kişinin borçlunun eşi, üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısmı, evlatlığı, evlat edineni olması halinde tasarrufun mal kaçırma amacı taşıdığını bildiği farz edilecektir. İİK 280/3. Maddede ise bir ticari işletmeyi tamamen ya da önemli bir kısmını devir alan ya da devir eden kişinin borçlunun mal kaçırma amacı taşıdığını bildiği farz edilecektir. Bu hallerde tasarrufun iptali davasının kazanılarak tasarrufun iptal edilmesi daha olasıdır.

Tasarrufun İptali Davasının Şartları Nelerdir?

Tasarrufun iptali davası, belli şartların oluşması ile açılabilir. Davanın açılması için gerekli şartlarda eksiklik bulunması halinde dava reddedilecektir. Tasarrufun iptali davası açmanın şatları kanun ve içtihat ile şekillenmiştir. Her somut olayda bu şartların varlığı olayın özelliklerine göre değerlendirilmeli, gerekli hukuki değerlendirme yapıldıktan sonra dava yoluna gidilmelidir. Tasarrufun iptali davasının şartları şunlardır;

  • Alacaklı ve borçlu arasındaki borç ilişkisin gerçek bir borç ilişkisi olması gerekir. Hileli bir şekilde gerçekte var olmayan bir borca dayanarak 3. kişiyi zarara uğratmak maksadıyla tasarrufun iptali davası açılamaz.
  • Borçluya açılan icra takibinin kesinleşmiş bir takip olması tasarrufun iptali davası şartlarındandır. Kesinleşmemiş takibe dayanılarak dava açılamaz.
  • Tasarrufun iptali davasına konu edilen tasarrufun (satış, bağışlama vd.) alacaklının alacağından sonra gerçekleşmiş olması gerekir. Henüz bir borçtan söz edilemezken yapılan tasarruf mal kaçırma amacı taşıyamayacağından iptali de istenemez.
  • Borçlunun borcunu ödemekten aciz olduğunu gösterir aciz vesikası da tasarrufun iptali davasının şartlarındandır. Dava açmadan önce ya da dava esnasında geçici aciz vesikası, kesin aciz vesikası ya da haczedilebilir mal olmadığını gösteren haciz tutanağı mahkemeye sunulmalıdır. Borçlunun borcunu ödemekten aciz olmadığı anlaşılırsa, yani alacağın başka mal varlıklarından tahsil edilebilmesi mümkünse öncelikle o mal varlıklarından tahsil edilmesi gerekir.

Tasarrufun İptali Davasını Kimler Açabilir?

Tasarrufun iptali davası, alacağın tahsil edilememesi halinde kaçırılan mallardan alacağı tahsil etmek amacıyla açılan davadır. Doğal olarak bu davayı açabilecek olan kişi alacağını elde edemeyen alacaklıdır. Ancak belirtmek gerekir ki alacaklının bu davayı açması için yukarıda belirtilen şartların sağlanması gerekir. Gerçek bir borç ilişkisi, kesinleşmiş icra takibi, tasarrufun borcun doğumundan sonra gerçekleşmesi ve aciz vesikası alınması şartlarından bir ya da birden fazlasında eksiklik bulunması halinde alacaklı davayı açamayacaktır.

Tasarrufun İptali Davası Kimlere Karşı Açılır?

Tasarrufun iptali davasında iki davalı bulunmaktadır. Davalılardan ilki mal kaçırmak amacıyla mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunarak davacı alacaklının alacağını tahsil etmesine engel olan borçludur. Tasarrufun iptali davasında diğer davalı ise mal kaçırma amacıyla tasarrufta bulunulan malı devir alan kişidir. Dava sonucunda tasarruf iptal edilerek mal varlığı üzerinde tasarruf edilmemiş gibi sayılacağından malı devir alan kişi de davadan etkilenecek, bu nedenle de davalı sıfatıyla davaya katılacaktır.

Tasarrufun İptali Davasının Sonuçları

Tasarrufun iptali davasının sonucunda davanın kabulüne ya da reddine karar verilebilir. Davanın kabulüne karar verilmesi halinde alacaklının alacağı davaya konu mal varlığı üzerinden tahsil edilebilir. Ancak söz konusu mal varlığı yeniden borçlunun mülkiyetine geçmez. Mal varlığının mülkiyeti 3. Kişide olmasına rağmen davanın kabulü halinde alacaklı borcunu bu malvarlığı üzerinden haciz yoluyla tahsil etme hakkına sahip olur. Davanın reddi halinde ise davaya konu taşınmaz üzerinden alacağın tahsil edilmesi mümkün olmaz.

Tasarrufun İptali Davasında Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre

Tasarrufun iptali davası için zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Bu dava türünde hak düşürücü süre mevcuttur. Tasarrufun iptali davasında iki farklı hak düşürücü süre bulunmaktadır. Hak düşürücü süreler şu şekildedir;

  • Borçlunun borcunu ödeyemeyeceğinin anlaşıldığı tarihten geriye doğru 2 sene içerisinde kendini borcunu ödeyemeyecek hale getiren tasarrufları savanın konusu olabilir. Daha eski tasarruflar davaya konu edilemez.
  • Alacaklı, mal kaçırma amacıyla tasarrufta bulunan borçluya karşı söz konusu tasarrufu öğrendiği tarihten itibaren 5 sene içerisinde dava açmalıdır. Aksi takdirde dava hakkı düşecektir.

Bir yorum yaz