Şirketlerin Ticari İtibarının Dijital Ortamda Hukuken Korunması

Ticari itibar hem gerçek hem de tüzel kişiler için son derece önemli bir şeydir. Ticari itibara sahip olabilmek ise çok da kolay değildir. Önemli bir deneyim gerektiren ticari itibar, bu deneyimlerden olumlu sonuçlarla çıkmayı da gerektirir. Kimi zaman gerçekten kalitesiz işler sonucu zedelenen ticari itibar, şanssız olayla ve yanlış anlaşılmalar sonucunda da kaybedilebilir. Özellikle tüzel kişiliklerin, yani şirketlerin ticari itibarı çok ince bir çizgidedir. Şirketler için bir anda yükselebilen ticari itibar, aynı şekilde bir anda düşebilmektedir. Markalaşma sürecinde olduğu kadar markalaştıktan sonra da en ön planda duran kimlik, ticari itibardır. En küçük şirketten büyük holdinglere kadar hiç fark etmeksizin tüm tüzel kişiliklerin ticari itibarı, kullanıcı deneyimine bağlıdır. Kaliteli hizmet, reklam ve PR çalışmaları yapılıyor olsa bile bir kurumun itibarını, halk arasındaki fikirler belirler. Peki, şirketlerin ticari itibarının dijital ortamda hukuken korunması mümkün müdür?

Ticari İtibar Hukuken Korunabilir Mi?

Halk arasında kullanıcı deneyimleri ile belirlenen ticari itibar, geçmiş dönemlerde dil ile aktarılıyordu. Yüz yüze konuşma esnasında belirtilen fikirler, söz konusu şirketin ticari itibarını belirliyordu. Bu diyaloglar sonucunda ticari itibarı yüksek olarak kabul edilen şirketler yeni müşteriler kazanırken hakkında olumsuz yorumlar yapılan şirketler kötü izlenimler bırakıyordu. Günümüzde de algı aynı fakat ortam çok daha tehlikeli. Günümüzde şirketler hakkındaki bilgi alışverişi dijital ortamlarda yapılıyor. Dolayısıyla olası bir ticari itibar kaybının geri dönüşü çok zor oluyor. Sosyal medyanın yaygınlaşması ve internet kullanıcılarının sayısının bu denli artması, şirketlerin ticari itibarını korumasını da zorlaştırıyor. Bu noktada şirketlerin ticari itibarının dijital ortamda hukuken korunması hakkındaki yasaları bilmek gerekiyor.

Dijital Ortamlarda Anayasal Haklar Var Mı?

Değişen ve gelişen ticaret ortamları için yasalar da güncelleniyor ve yeni KHK’lar ile hem üreticinin hem de tüketicinin hakları koruma altına alınıyor. Bu noktada maddiyat kadar maneviyat da göz önünde bulundurulduğu için şirketlerin ticari itibarının dijital ortamda hukuken korunması hakkında da yasal düzenlemeler gerçekleştirildi. Dijital ortamlarda bir şirket hakkında fikir beyan etmek elbette fikir özgürlüğü kapsamına girmektedir. Fakat hakaret içerikli ya da gerçeği yansıtmayan yorumlar, şirketin ticari itibarını kaybetmesine sebep olabileceği için suç teşkil etmektedir. Dolayısıyla söz konusu şirket bir haksızlığa uğramış olacağı için manevi tazminat hakkını da elinde bulundurur. Bu gibi haksızlıklara, ticari itibar kayıplarına ya da manevi zedelenmeye yol açan davranışlarla karşılaşan şirketlerin, Türk Medeni Kanunu’nun 24. Maddesi kapsamında manevi tazminat davası açma hakkı vardır.

Ticari İtibar ile İlgili Hukuki Haklar Nelerdir?

Dijital ortamlarda kullanıcıların gösterdiği davranışlar dolayısıyla ticari itibar kaybı yaşayan şirketler, haksız yere bu davranışlara maruz kaldıklarını gösterebildikleri sürece ticari itibarlarını geri kazanabilirler. Kullanıcının haklı olduğunu gösteren durumlarda ticari itibarını kazanma şansı bulunmayan şirketler, daha kaliteli hizmet vermek adına çalışmalıdır. İnternet ortamındaki hukuksuzluklar için düzenlenen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun sayesinde şirketler dijital ortamda ticari itibar koruma hakkına sahip olabilirler. Bu kanun kapsamında sulh ceza hakimine başvurulması halinde içerik ve yer sağlayıcısından, ticari itibar kaybı oluşturan içeriğe erişimin engellenmesi talep edilebilir. Ayrıca 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK’nın 9. Ve 61. maddeleri ile Türk Ticaret Kanunu’nun 56. ve sonraki maddeleri kapsamında da şirketlerin ticari itibarlarını koruma ve manevi tazminat açarak dijital ortamda ticari itibar kaybı yaşatan içerikleri kaldırma hakkı bulunur.

İlgili Yazılar

Bir yorum yaz