Sahtecilik Suçlarında İğfal Kabiliyeti (Aldatma Yeteneği)

Sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyeti nedir çerçevesinde bu tanımın belgeyle alakalı olduğunu söylemek lazım. Bunun fiili iğfal olarak adlandırılan suçtan farkı söz konusudur. Basit ve bir kerede anlaşılabilecek sahtecilikler, fiili iğfal ismiyle yorumlanır. Onun dışında kalanlar ise uzmanlık gerektiren bir inceleme sonrasında sahte olduğu anlaşıldığından, aldatma yeteneği sınıfı içerisinde yer alır.

Sahtecilik Suçları Yasada Nasıl Düzenlenmiştir?

Sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyeti (aldatma yeteneği), Türk Ceza Kanunu içinde yer alan ve 197’den başlayarak 212’ye kadar devam eden maddelerde düzenlenmiştir. Bunların tümü, Kamu güvenine karşı suçlar olarak bilinir. Birden fazla türü vardır;

  • Açığa atılmış bir imzanın kötü niyetle kullanılması
  • Özel belgeyi yok etmek, gizlemek ya da bozmak
  • Özel evrak ya da belge üzerinde sahtecilik yapmak
  • Resmi belgenin düzenlenmesi aşamasında yalan beyanda bulunmak
  • Resmi olarak düzenlenmiş belgede sahtecilik yapmak
  • Mührü bozmak
  • Mühür üzerinde sahtecilik yapmak
  • Kıymetli damgalarda sahtecilik gerçekleştirmek
  • Para ile sahtecilik yapmak.

Sahtecilik Suçunda İğfal Kabiliyeti İspatlama

İğfal kabiliyeti olarak bilinen suçun ispatlanması esastır. Bu noktada hakimin yetkisi söz konusudur. İlgili belgenin incelemesi yapılır. Hakim bunu gerçekleştirirken olayın çıkış noktasından başlayarak, oluşuna ve akışına dair süreci değerlendirir. Böylelikle belgenin sahte olup olmadığını anlamanın ne kadar kolay ya da ne kadar zor olduğuna karar verir. Eğer buna dair bir kararı kesin olarak alamıyorsa, devreye bilirkişiler girer.

Sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyeti ispatı çerçevesinde Adliyelerde yer alan ve bilirkişi listesine kaydedilmiş olan uzmanlardan destek istenir. Buna ek olarak Adli Tıp Kurumu’na bağlı olan Fizik İhtisas Dairesi üyeleri de, belgenin incelenmesinde yardımcı olabilir. Hem Polis hem de Jandarma Kriminal Laboratuarı da sürece dahil olabilmektedir.

Bilirkişi Raporu Hazırlama

Sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyeti (aldatma yeteneği) suçuyla alakalı olarak hazırlanacak bilirkişi raporlarında iki farklı şey analiz edilmektedir. Bunlardan birisi belgenin iğfal kabiliyetinin olup olmadığıdır. Diğeri ise belgenin bütününde iğfal durumunun derecesi ve yapılan tahrifatın ne kadar olduğunu anlamak içindir. Buna göre şu yöntemler kullanılır;

  • Soğuk mühür incelemesi en çok tercih edilen yöntemlerin başında gelir. Buna göre bu kavram, sert plastik ya da gövde döküm tercih edilerek, değişik iz, özellik taşıyan bir mühür türüdür. Bir belgenin sahte olup olmadığını anlayabilmek için soğuk mühür incelemesi ilk aşamalardan birisi olarak dikkat çeker. Çünkü sahte araba plakası, ruhsatname, kimlik, nüfus cüzdanı, pasaport ya da ehliyet üzerinde bu tip bir mühür bulunabilir. Uzman olan kişilerin bunun gerçekliğine, yapılacak olan incelemenin hemen ardından karar verebilirler.
  • Sahtecilik suçlarında iğfal kabiliyeti (aldatma yeteneği) çerçevesinde bu suça konu olmuş evrak ya da belgenin aslıyla karşılaştırılması gibi bir durum da söz konusudur. Bunun için yapısal özelliklere dikkat edilir. Arada ne gibi farklar bulunduğu anlaşılmaya çalışılır. Kağıdın sahip olduğu yapı, bölümleri, haneleri ve benzeri birçok değişik alana bakılır. Özellikle sahte nüfus cüzdanı gibi durumlarda, yapılacak olan bu ayrıntılı inceleme, kesin sonuçlar vermesi açısından çok büyük bir öneme sahiptir.
  • Belgenin incelenmesi aşamasında tercih edilen bir diğer yöntem ise imza ve yazıların gözden geçirilmesidir. Evrak, belge üstünde bulunan her türlü yazı ya da imzaya bakılırken; karakteristik özelliklerin olması şarttır. Hatta yazının resmedilmesi durumu karmaşık olduğu vakit, belgenin sahte olup olmadığını anlamak çok daha basit bir hale gelir.

Tüm bu yöntemlerin sonrasında bir sonuca varılır ve bu durum rapora dökülerek, mahkemeye sunulur.

Bir yorum yaz