TCK 142 Nitelikli Hırsızlık Suçu Nedir, Şartları ve Cezası Nelerdir?

Last Updated on 25 Ekim 2021 by Okyanus Hukuk

TCK 142 Nitelik Hırsızlık Suçu

TCK 142; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. Maddesi “Nitelikli hırsızlık” suçunu düzenlemiştir. 5237 Sayılı TCK 142. madde hükmünde düzenlenen Nitelikli Hırsızlık suçu madde metni şu şekildedir.

(1) Hırsızlık suçunun;

a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,

b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.) 

c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya hakkında,

d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan eşya hakkında,

e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,

f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.) 

İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)

(2) Suçun;

a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,

b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,

c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,

d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,(1)

e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,

f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,

g) (…)(1) büyük veya küçük baş hayvan hakkında,(1)

h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.)Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,

İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.(1)

(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (2)

(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.

(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.

Nitelikli hırsızlık söz konusu olduğunda Türk Ceza Kanunu uyarınca bazı düzenlemelerin yapıldığı görülür. Hukuk kuralları aracılığı ile toplumsal yaşamda ortaya çıkan problemlere çözüm üretilir. Birçok şekilde insanların suç işleyebilmesi mümkün olurken bu suçlara istinaden kanun koyucu çeşitli yaptırımlar düzenler.

Suçlar karşısında verilen cezalar suçun niteliğine, işleniş biçimine ya da kişinin yaşına bağlı olarak değişebilirken suçu nitelikli hale getiren davranışlar karşısında verilen cezalarda da artış olur. Hırsızlık suçu olarak adlandırılan suçlarda başkasına ait taşınır bir malın zilyedin rızasının dışında alınması söz konusu olur. Bu fiil gerçekleştirildiğinde fail kendi yararına ya da başkasının menfaatine uygun olarak hareket edebilir.

Hırsızlık suçu basit ya da nitelikli olarak işlenebilen bir suçtur. Resen soruşturulabilen bu suçlarda savcılık kendiliğinden harekete geçebilme yetkisine sahiptir. Ceza davaları kapsamında değerlendirilen hırsızlık suçu toplumun zarar görebileceği suçlar arasında kabul edilir.

Nitelikli hırsızlık suçu işlendiğinde fail suçu nitelikli hale getirmiş demektir. Bu durumda da verilecek ceza oranlarındaki artıştan söz etmek kaçınılmaz olur. 

Hırsızlık Suçu ve Cezası

Hırsızlık suçu işlendiğinde bu suça ilişkin bir şikâyet süresinden söz edilemez. Bunun yanı sıra dava zamanaşımı sürelerinden söz etmek gerektiğinde 8 yıl söz konusu olur. Hırsızlık suçu toplumu doğrudan ya da dolaylı yollardan etkileyen bir suçtur. Hırsızlık suçu ve cezası söz konusu olduğunda bu suça istinaden verilecek cezalar suçun niteliğine bağlı olarak değişebilir. Hırsızlık suçu nitelikli olarak işlenirse cezasında artış olur.

Nitelikli hırsızlık suçunda verilen cezalar artar. Hırsızlık suçunda savcılık toplumu temsilen harekete geçer. Bundan dolayı da kendiliğinden soruşturma yetkisine sahiptir. Bu suça istinaden şikayetçi taraf şikayetinden vaz geçse dahi dava devam eder. Savcılık kamu adına bu davaları sürdürür.

Hırsızlık suçu olarak adlandırılan durum failin başkasına ait taşınır bir malı zilyedin rızası dışında alması ile oluşur. Bu eylem yapılırken kişi kendi yararına olduğu gibi başkasının çıkarına da hizmet edebilir.

Hırsızlık suçu karşısında 1-3 yıl aralığında hapis cezası verilebilmektedir. Bu ceza suç basit olarak işlendiğinde söz konusu olur. Nitelikli işlenen hırsızlık suçlarında verilebilecek cezalar 3-7 yıl aralığında olmaktadır.

Dava açıldığında şikayetçinin şikayetinden vaz geçmesi davanın düşmesi anlamına gelmez. Savcılık kendiliğinden soruşturma açma yetkisine sahip olduğundan ve toplumu temsil ettiğinden kamunun menfaatlerinin korunması adına dava devam eder.

Hırsızlık Suçu İspatı

Nitelikli hırsızlık suçunun cezası basit hırsızlığa göre daha fazladır. Hırsızlık suçu ispatı gerekli olduğunda ise bu suçun kuşku bırakmayacak şekilde ispatlanması zorunludur. Ceza davaları söz konusu olduğunda bazı ilkelere göre hareket edilir.

Ceza davalarına yönelik ilkeler arasında şüpheden sanık yararlanır ilkesi de bulunur. Ceza davalarının bir özelliği de toplum adına toplumu temsilen savcıların bu davalarda görev almasıdır.

Bazı suçlar söz konusu olduğunda toplumun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesi durumunda devlet toplumu korumak ister. Bunu sağlamak içinse hukuk kurallarına başvurulur. Yasalarla sağlanmak istenen toplum nizamı karşısında suça ilişkin herhangi bir durum karşısında ceza davaları görülür.

Nitelikli hırsızlık suçu da toplumu etkileyen suçlar arasında kabul edilir. Bundan dolayı da savcılık toplum adına iddia makamı olarak bu davalarda görev alır. Savcılığın hazırlayacağı iddianameye bağlı olarak da dava açılır.

Şikâyet olması durumunda ve şikâyetten vazgeçilse dahi savcılık davadan vaz geçmez. Bundan dolayı da dava sürer. Yargılama sırasında maddi delillerle hareket edilir. Bu sebeple de kesin ve açık delillere gereksinim duyulur. Maddi deliller elde edileceği zaman yapılması gereken hukuka uygun bir şekilde bunu gerçekleştirmektir.

Kanunlara uygun olarak mahkemeye sunulmayan delillerin geçerliliği olmamaktadır. Sanığın yüksek oranda suçlu olma ihtimali bulunsa dahi bunun mahkemede kanıtlanması zorunludur. Suç soruşturulacağı zaman şikâyete bağlı olarak ya da savcılık tarafından resen soruşturulabilir.

Nitelikli hırsızlık suçunda hırsızlığın nitelikli olarak işlenmesi nedeni ile verilen cezaların artması kaçınılmaz olur. Hırsızlık olarak adlandırılan suçlar her toplumda yasaklanan davranışlardır. Toplumlar hırsızlık suçu işleyenlere karşı hukuki yaptırımlar uygularken ahlaksal açıdan da bazı yaptırımların varlığından söz edilebilir.

Nitelikli hırsızlık ya da basit hırsızlık suçları çeşitli nedenlerle işlenebilir. Bu sebepler arasında menfaat sağlama, başkasına yarar sağlama gibi pek çok neden olabilmektedir. Bu suç kişilere karşı işlenen suçlar kapsamında ele alınır.

Hırsızlık suçunun kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde yer almasının nedenlerinden biri de malvarlığı kavramının kişilerle anlamlı hale gelmesidir. Bundan dolayı da kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde hırsızlık suçundan söz edilir.

Hırsızlık Suçu Savunma Dilekçesi Nedir?

Nitelikli hırsızlık ya da hırsızlık suçu söz konusu olduğunda ceza davaları devreye girer. Malvarlığına karşı işlenen suçlar arasında yer alan bu suç kişilere karşı işlenir. Bu suçların bir diğer özelliği ise kişiye karşı saldırı niteliği taşımasıdır. Hırsızlık suçu savunma dilekçesi nedir? Araştırılan bir konudur.

Ceza hukuku söz konusu olduğunda malvarlığı kavramının geniş bir bakış açısı ile açıklandığı görülür. Maddi ve manevi değere sahip olan her şey bu kapsamda kabul edilmektedir. Bu suç şikayete tabi suçlar arasında değildir. Bundan dolayı da zamanaşımı süresinden bahsetmek doğru olmaz.

Hırsızlık suçunda dilekçe hazırlanacağı zaman dava aşamasında bunun gerçekleştirilmesi gerekir. Failin dosyasına konması gerekenler arasında istinaf dilekçesi de yer alır.

Nitelikli hırsızlık suçları için Asliye Ceza Mahkemeleri görev yapar. Bu suç maddi değere sahip olan taşınan mallar üzerinde işlendiğinde ortaya çıkar. Bu suça istinaden etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyenler açısından koşulların sağlanması zorunludur.

Sanık bir yıl ve altında bir ceza aldığında adli para cezasına çevrilebilme şansı da olur. Suç gerçekleşirken zilyedin rızası dışında taşınır bir malın alınması gerekir. Aynı zamanda da failin bu konuda bir menfaat temin etmiş olması suçun unsurları arasında yer alır.

Fail suç istinaden kendisi menfaat sağlayabileceği gibi başkası adına da bunu gerçekleştirebilir. Mal alınmış olmalıdır. Şartların oluşması durumunda hırsızlık suçu işlenmiş kabul edilir.

Hırsızlık Suçu Zamanaşımı

Nitelikli hırsızlık ya da basit hırsızlık şeklinde işlenebilen bu suça istinaden her iki türde de savcılık resen soruşturma başlatma yetkisine sahiptir. Bu suç ceza davaları kapsamında değerlendirilir. Suçun takibi şikâyete bağlı değildir.  Bu sebeple de şikâyet süresi bulunmaz. Hırsızlık suçu zamanaşımı süresi söz konusu olduğunda suç, en basit hali ile 8 yıllık dava zamanaşımı süresine sahiptir.

Basit hırsızlık suçunda uzlaşma müessesesi devreye girer. Bundan dolayı da tarafların uzlaştırılmaya çalışıldığı görülür. Malvarlığına karşı işlenen bir suç olan hırsızlık suçunda uzlaşma sağlanamadığında soruşturma ve kovuşturma evreleri devreye girmektedir.

TCK 142

Nitelikli hırsızlık suçu TCK 142 ile açıklığa kavuşturulur. Nitelikli hırsızlık suçu işlendiğinden işlenen fiillere bakılarak hareket edilir. Buna göre işlenen fiiller açısından nitelikli hırsızlık sununun iki grupta değerlendirildiği görülür.

Buna göre 3-7 yıl aralığında bir ceza verileceği zaman failin hırsızlık suçuna yönelik olarak çeşitli biçimlerde bu suçu işleyebilir. Kamu kurumlarında ya da ibadethanelerde herhangi bir kimsenin eşyası hakkında suç işlenebilir.

Bunun yanı sıra toplu taşıma araçlarında, afetleri önlemede hazırlanan mallarla ilgili olarak veya kullanımı gereği açıkta bırakılan mallar hakkında hırsızlık suçu işlendiğinde bu süreler arasında ceza verilebilir.

Nitelikli hırsızlık suçu için 5-10 yıl aralığında uygun görülen cezalar söz konusu olduğunda da suçun işleniş biçimleri değişir. Bu durumda kişinin malını koruyamayacak halde olmasından yararlanıldığında ya da elde taşınan bir eşyayı çekip almak sureti ile hırsızlık yapıldığında bu cezalar verilebilir.

Bunun yanı sıra doğal afetlerde oluşan kargaşadan yararlanıldığında, bilişim sistemleri kullanılarak yetkisi olmadan resmi sıfat kullanıldığında da 5-10 yıl aralığında ceza verilebilir. Hırsızlık suçu işlenirken bir örgütün faaliyetine istinaden bu eylem yapılırsa bu defa verilecek cezada artış olacaktır.

Bu şekilde işlenen suçlarda verilen cezalar yarı oranında artırılmaktadır. Bu suç gece işlendiğinde ceza oranında yarı nispette artış yaşanır. Suçun basit ya da nitelikli olarak işlenmesine bakılmaksızın gece vakti işlenen hırsızlık suçlarında verilecek ceza oranında artış yaşanır.

Hırsızlık yapılan malın değerinin az olması durumunda ise faile verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi ceza verilmeyebilir. Bu suça bağlı olarak etkin pişmanlık söz konusu olduğunda mağdurun uğradığı zararın giderilmesi gerekir.

Hırsızlık suçu ile ilgili olarak soruşturma aşamasındayken mağdurun zararının giderilmesi ceza oranında 2/3 nispetinde indirim yapılmasına fırsat verir. Mağdurun zararı dava açıldıktan sonra giderildiğinde ise verilecek cezada ½ oranında indirim gerçekleşir.

Nitelikli hırsızlık suçu işlendiğinde buna istinaden adli para uygulaması yapılmaz. Bunun yanı sıra basit hırsızlık suçlarında hükmedilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilmektedir. HAGB olarak bilinen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması olarak adlandırılan uygulama hırsızlık suçu için geçerlidir.

Nitelikli hırsızlık ya da basit hırsızlık fark etmeksizin bu tür suçlarda HAGB uygulamasının yapılabilmesi mümkün olur. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması olarak adlandırılan hukuki uygulamada sanığın belli koşulları sağlaması durumunda hakkındaki karar ertelenir.

Fail denetim süresi içerisinde cezasını toplum içinde çeker. Bu sırada bazı kurallara uyması gerekli olur. Kaidelere uymadığı takdirde ya da denetim süresi içerisindeyken bir suç işlediğinde bu defa hakkında verilen karar aynen açıklanacaktır.

Hırsızlık suçu işleyenler bu ceza muhakemesi kurumundan yararlanabilirler. HAGB koşullarını sağlayan kişiler denetim süreleri bitmesi durumunda koşulları yerine getirdikleri takdirde haklarındaki ceza kararı sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kalkmaktadır.

  • Nitelikli hırsızlık veya basit hırsızlık suçlarında bu karar uygulanabilir. Bunun yanı sıra erteleme olarak adlandırılan ve cezanın cezaevinde infazından şartlı olarak vazgeçme olarak bilinen uygulama da bu suçlar için geçerlidir.
  • Nitelikli hırsızlık veya basit hırsızlık suçlarında erteleme kararı verilebilmektedir. Hırsızlık suçu olarak adlandırılan suç bir kimsenin taşınır bir malı zilyedinin rızası dışında kendi menfaati için almasıdır. Bu fiil işlenirken kişi kendi menfaati dışında başkalarının menfaatine yönelik olarak da hırsızlık suçunu işleyebilir.
  • Hırsızlık suçu ceza davaları ile ilgili suçlar arasında yer alır. Bu suç işlendiğinde toplumun doğrudan ya da direkt olarak zarar gördüğü düşünülür. Bundan dolayı da toplumun temsilcisi olan savcılar resen harekete geçme yetkisine sahip olan mercidir.
  • Nitelikli hırsızlık ya da basit hırsızlık fark etmeksizin bu tür davalarda hapis cezası verilebilmektedir. Şikâyete istinaden dava açılmış olsa ve şikâyetten vazgeçilse dahi hırsızlık suçu için kamu davası devam eder. Ceza davası olarak görülmesi nedeni ile kamu adına dava takip edilir.
  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141 ve 142. Maddeleri ile hırsızlık suçuna istinaden verilecek cezaların yanı sıra suçun tanımı da yapılır.
  • Nitelikli hırsızlık suçu TCK 142 ile düzenlenirken bu suç işlendiğinde işlenme biçimine bağlı olarak verilen cezalarda değişiklik olur.

TCK 142 Yargıtay Kararı

Tüm dosya içeriğine göre, müşteki …’nin evinde yalnız bulunduğu esnada sanık ve temyiz dışı sanık …’ın müştekinin bulunduğu eve geldikleri, temyiz dışı …’ın kendisinin 9 yıldır çocuğunun olmadığını, yanındaki kadının duasını alarak hamile kaldığını, çocuğu olacağı için adak adadığını, bunun için 41 kapıdan şeker alması gerektiğini söyleyerek müştekiden bir kaşık şeker istediği, müştekinin şekeri getirdikten sonra bir de makara getirmesini söylemesi, ve bunun üzerine sanık …’ın onun getirdiği makaradan koparıp parçaladığı ipleri müştekinin avucuna koyması, avucunu açınca iplerin birleştiğini görmesi ve yine bir takım numaralarla müştekiyi yanıltarak sanığa karşı inancının kuvvetlenmesi üzerine sanığın, müştekinin ailesine ait olan ve yatak odasında bir kasada bulunan değerli eşyaları ve paraları çıkarttırıp bir çorabın içerisine koydurttuğu, içerisinde para ve değerli eşyalar olan çorabı da evin içerisindeki bir kısım eşyalarla bohça yapıp yatak odasında bir yere saklamasını söyledikten sonra kapıyı kilitledikleri, müştekiye sende büyü var, bu kapıyı annen gelmeden bir saat önce aç diyerek ve çeşitli uydurma nasihatlerde bulunarak evden ayrıldıkları sanığın ayrılmasından sonra müştekinin ailesinin gelmesi üzerine sakladığı yerde ziynet eşyaları ve parayı bulamaması şeklinde gelişen olayda;

Sanığın hileli söz ve davranışlarla müştekinin dini duygularını istismar ettiği, müştekiden haksız menfaat sağladığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK 158/1-a. maddesine göre “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgı sonucu aynı Kanun’un 142/1-b maddesi gereğince yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi Esas: 2020/ 10371 Karar: 2020 / 10656 Karar Tarihi: 14.10.2020

Bir yorum yaz