Marka Adına Zarar Verilmesi

Bir markayı marka yapan en önemli unsurlardan bir tanesi itibarıdır. Marka adının izinsiz kullanılması yoluyla itibarına zarar gelmesi, markanın itibarından haksız yarar elde edilmesi gibi markaya tecavüz halleri dışında doğrudan marka itibarını zedelemeye yönelik yıpratıcı davranışların da tamamı Kanun, Kanun Hükmünde Kararname ve uluslararası anlaşmalar ile yasaklanmıştır. Marka adına zarar verilmesi durumunda başvurabileceğiniz çeşitli hukuki yollar mevcuttur.

Hukuki yollara başvurarak bu ihlalleri önleyebilir ve gördüğünüz zararı tazmin edebilirsiniz. Sebepsiz zenginleşme ya da haksız rekabetin önüne geçebilir ve markanızı koruyabilirsiniz. Sınai Mülkiyet Kanunu ve Türk Ticaret Kanunun alanına giren bu konuda haklarınızı tam olarak bilebilmeniz ve doğru davayı doğru kanıtlar ile oluşturarak haklarınızı koruyabilmeniz için; Okyanus Hukuk olarak deneyimli kadromuz ile Marka adına zarar verilmesi alanında hizmet vermekteyiz.

Marka Adına Zarar Veren Durumlar Hangileridir?

Marka adının izinsiz kullanılması yoluyla itibarına zarar gelmesi özellikle taklit ürünlerin satışı şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Taklit ürünler yalnızca maddi zarar oluşturmaz, aynı kalitede olmadıkları ve aynı satış koşullarında sunulmadıkları için markanın adını zedeler. Benzer biçimde markanın lisanslı satıcısı ya da şubesi olan kişilerin haklarını izinsiz genişletmeleri ya da sözleşme koşullarına uygun davranmamaları sonucunda toplumun o markaya yönelik algısı değişebilir. Marka adı bu kişilerin haksız davranışlarından dolayı zarar görebilir.

Marka hakkının ihlali ya da markaya tecavüz konusu oluşturan bu durumlar haricinde 3. şahısların markaya zarar verici davranışlarda bulunabildikleri gözlemlenmektedir. Marka itibarını sarsmaya yönelik yayınların internette yayınlanması, kamu yararı bulunmadığı ve gerçek dışı ithamlar içerdiği durumlarda tüzel kişilik haklarına saldırı kabul etmekte ve kanunlar ile korunmaktadır.

Marka Adına Zarar Verilmesi Durumunda Neler Yapılabilir?

Markayı izinsiz olarak kullanma ve markanın ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanma ile lisans yoluyla verilen hakların suiistimali, Markaya Tecavüz sayılmakta ve ceza davalarının konusunu oluşturmaktadır. 1 yıldan 4 yıla kadar hapis ve adli para cezası, üretimin durdurulması ve ürünlere el konulması gibi yaptırımlar içeren bu suç karşısında ceza davası açılabilir. Ancak bu dava marka adının gördüğü zararı gidermeye yönelik değildir. Şikâyete bağlı bir kamu davasıdır.

Marka adına verilen zararın tazmin edilebilmesi için maddi ve manevi tazminat davaları açılabilir. Markaya olan güven azalacak ve marka sahibinin ticari itibarını zedeleyecek durumlar manevi tazminat davasının konusunu oluşturur. Markaya tecavüz eden kişinin elde ettiği haksız kazanç gibi değeri para ile ölçülebilen konularda ise maddi tazminat davası açılması gerekmektedir.

Tescilli Marka veya Tescilsiz Marka Olmak Haklarımı Değiştirir Mi?

Tescilli markalar için öngörülen haklar ve yaptırımlar Sınai Mülkiyet Kanununda belirlenmiştir. Ancak bu tescilsiz markaların haklarını aramaları önünde bir engel teşkil etmemektedir. Tescilsiz markalar marka tecavüzü ve marka adının korunması konularında, Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet davası açabilir, ticari faaliyet yürüten tüzel kişi sıfatıyla toplumsal ve ticari itibarlarınızın gördüğü zarara istinaden manevi tazminat da talep edebilirsiniz.

Nelere Dikkat Edilmeli?

Marka adına zarar verilmesi, hukukun birden çok alanını ilgilendiren geniş kapsamlı bir konudur. Hem tüzel kişilik haklarının hem de ticari faaliyetlerin etkilenmesi dolayısı ile Medeni Kanun, Türk Ticaret Kanunu, Sınai Mülkiyet Kanunu ve içtihatlara hakim deneyimli bir avukat ile çalışmak en doğrusu olacaktır.

Marka hakkının ihlali konusunda zaman aşımı 8 yılken haksız rekabet konusunda zaman aşımı 1 yıldır. Tüm haklarınızdan tam anlamıyla yararlanabilmek için vakit kaybetmeden hukuksal danışmanlık almanız faydalı olacaktır.

İlgili Yazılar

Bir yorum yaz