Kötü Muamele Suçu ve Cezası

Kötü muamele suçu ve cezası TCK 232 içerisinde yer alan ve Ailenin düzenine karşı işlenmiş olan suçlar başlığı altında bulundan bir fiil olarak dikkat çekiyor. Kötü muamele, aynı hane içerisinde beraber yaşamını sürdürenlerden birisinin, diğerine karşı acıma, şefkat ve merhametten yoksun bir biçimde kötü olarak davranması demektir. Böylelikle ortaya suç fiili çıkar.

Kötü Muamele Suçunun Şartları ve Unsurları

Kötü muamele suçu ve cezası, Türk aile yapısının toplumdaki değeri ve yerinin korunması çerçevesinde kabul edilmiş bir durumdur. Aile içi şiddet suçu olarak da bilinir. Ancak bu fiilin belli kısıtlamalara sahip olduğunu söylemek gerekiyor. Konut içerisinde sövme, tehdit etme, kütü muamelede bulunma, yaralama gibi eylemler gerçekleştiği zaman bu durum mevcut kanun içerisinde değerlendirilmez. Çünkü bunların tümü ayrı yasa maddelerinde açık bir biçimde belirtilmiş ve düzenlenmiştir. Diğer yasalar baz alınır.

Kötü muamele suçu olarak tanımlanmış durumlar ise şöyledir;

  • Aynı yerde beraber yaşanılan kişiyi çıplak bir biçimde gezdirme
  • Bu kişiyi bilerek aç bırakma
  • Sürekli kişiyle dalga geçme ve alay etme
  • Onu korkutma
  • Şefkat ya da merhamet duygusunda yoksun bir şekilde ve bunlara aykırı olarak cezalandırma, suç kapsamında yer alır.

Bu tip eylemeleri yapan kişiler, kanunun belirtmiş olduğu cezaları alırlar. Burada bir ayrım yapmak gerekiyor. Eğer bir şahıs, yukarıda belirtilmiş olan eylemleri artık sistematik bir biçimde gerçekleştiriyorsa, suçun vasfı farklılaşmış olacaktır. Yasalarımızda buna eziyet suçu denilir. Böylelikle cezalar da değişmiş olur. Diyelim ki aynı konutta yaşayan iki kişiden birisi, diğerine fiziki bir şiddette bulundu. Bunun sonrasında sağlık kuruluşundan gelen ekip, müdahalede bulundu ve tıbbi olarak uygulanan yöntem basitlik derecesini açtı. Ciddi bir yaralanma olduğundan dolayı bu olay kasten adama yaralama başlığı altında değerlendirilir.  Görüldüğü üzere kötü muamele suçu ve cezası, farklı çizgilere ve yasalarla belirlenmiş olan sınırlara sahiptir.

Yargıtay tarafından verilmiş olan kararlara baktığımız zaman, susuz bırakmak, yarı aç bir şekilde yaşamaya mecbur etmek, zor ve çok ağır şartlarda çalışmaya zorlamak, uyku uyumasını engellemek, kötü muamele durumları arasında yer alır. Bunun yanı sıra doğum yapmış bir kadının eşi tarafından evden kovulması da bu duruma verilebilecek bir örnektir. Bir şahsın çocuğuna zorla mal sattırması, kötü muamele sınıfı içerisine girer.

Kötü Muamele Suçunun Cezası Nasıldır?

Kötü muamele suçu cezası şöyle ifade edilir;

  • Konut içerisinde beraber yaşamış olduğu kişiye yukarıda sayılı olan fiillerden birisini uygulan şahıs, en az 2 ay en fazla 1 sene hapis cezasına çarptırılır.
  • Bir şahıs, kendi yönetimi altında yer alan, bakmak, korumak, büyütmek, okutmakla yükümlü olduğu bir kişiye kötü muamelede bulunursa, bunun cezası da 1 senedir. Yani hapis uygulanır.
  • Kötü muamele suçu ve cezası kapsamında, şartlar gerçekleştiğinde adli para cezası gibi bir durum ortaya çıkabilir. Yani direk hapis yerine para cezası söz konusu olmaktadır.
  • HAGB olarak da bilinen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hakkı, böyle bir suça iştirak etmiş olan kişiye uygulanır. Çünkü bu fiile verilmiş olan her türlü ceza en az 2 aydan başlar. Üst sınır da 1 yıl olarak tanımlanmıştır. Yani 2 senenin altında bir durum söz konusudur. Sanığa bunu kabul edip etmediği sorulur.

Ceza ertelemesi, kötü muamele suçu ve cezası içerisinde karşımıza çıkan bir diğer yöntemdir. Zaman aşımı 8 sene görevli olan mahkeme ise asliye cezadır.

Bir yorum yaz