Konuşmaların Dinlenmesi veya Kayda Alınması Suçu

Konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması suçu akıllı telefonların günlük hayatta çok daha sık bir biçimde kullanılması ile beraber yaygınlaşmış olan suç unsurları arasında yer alıyor. Kişilerin bu minvalde sahip oldukları hukuki haklar hakkında bilgi sahibi olmaları direkt olarak kendilerini korumalarına ve özel hayata yapılan tecavüzlerin engellenmesine yardımcı olacaktır.

Kişilerin İzni Olmadan Dinleme

Konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması suçu incelendiği zaman suç isnat eden detayların başında karşı tarafta konuşan kişinin bu konuşmayı kimsenin dinlemediğini düşünerek yapmasıdır. Tanıklıktan çekinilecek konuşmalar yapılması oldukça normaldir. Bu noktada asıl sıkıntı kişilerin özel bir konuşmayı kayda almasıdır. Sadece kişisel verilere yapılan saldırı değil aynı zamanda özel hayatın ihlal edilmesi gibi bir durum da söz konusudur. Bu şekilde tüm detaylar dava dosyasına eklendiği zaman elde edilecek olan verimlilik çok daha yüksek bir seviyeye çıkacaktır.

Hangi Kanun Maddesi ile Düzenlenmiştir?

Konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması suçu ne şeklinde inceleme yapıldığı zaman TCK’nın 133. Maddesi uyarınca sürecin devam ettirileceği görülmektedir. Bu noktada suç unsurlarını belirleyen tüm detaylar kanun kapsamında verilmektedir. Bazı davalarda kanunda yer almayan bazı veriler üzerine sorun yaşanmış olabilir. Bu tür durumlarda direkt olarak ilk bakılacak kaynak Yargıtay içtihatlarıdır. Hangi sebep ile olursa olsun kişisel verileri koruma kanunun ihlal edilmesi sebebi ile kişisel konuşmaları kaydeden tarafın suçlu olduğunun altı çizilmelidir. Özel hayatın sınırlarını ihlal eden kişilerin kanun karşısında gerekli yargılamadan geçeceği ve yaptırıma uğrayacağının da belirtilmesi gerekir.

Savcılık Kendiliğinden Soruşturma Başlatır Mı?

Konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması suçu nedir sorusu kapsamında savcılığın bu durumda direkt olarak bir soruşturma başlatıp başlatmayacağı da merak edilmektedir. Rüşvet suçunda olduğu gibi savcılığın durumdan haberdar olmasının sonrasında direkt olarak soruşturma sürecini başlatması söz konusu değildir. Kişilerin muhakkak 6 ay içerisinde yapılmış olan bir başvurularının bulunması gerekiyor. Bu başvuru sırasında şikayet dilekçesine gerekli olan kanıtların ve süreci yansıtan detayların uygun şekilde eklenmesi gerekmektedir.

Davanın ne kadar süre içerisinde zaman aşımına uğrayacağı da en sık merak edilen detaylar arasında bulunuyor. Bu noktada özellikle 8 yıllık zaman dilimine uyum sağlanması gerekmektedir. Yaşanan olayın üzerinden 8 yıl geçmesi durumunda kişilerin bu konu ile alakalı herhangi bir dava açmalarına izin verilmeyecektir.

Verilerin İfşa Edilmesi

Konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması suçu olabilir mi sorusu kişilerin tereddütte kaldıkları anlarda en sık yönelttikleri sorulardandır. Tabi ki kişisel konuşmaların kayda alınması direkt olarak suç isnat etmektedir. Bu suçun farklı boyutlarının olduğunun da ayrıca altı çizilmelidir. Örneğin kaydedilen konuşmaların ifşa edilmesi suçun en temel boyutları arasında kendini gösterir.

Tam da bu süreç içerisinde yapılan konuşmanın aleni olup olmaması da kişilerin alacakları cezayı en net etkileyen detaylar arasında bulunmaktadır. Kişilerin alacakları ceza ile alakalı olarak aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesinin direkt olarak kişilerin verilerini ifşa etme suçunu katladığı belirtilmelidir. Özel hayata yapılan bu saygısızlığın cezaya çarptırılması için gerekli olan tüm detayların toplanmasının akabinde gerekli olan başvuruların tamamlanması gerekir. Bu süreç içerisinde daha önce bu tip davalarda tecrübe sahibi olan kişilerin fikirlerinin alınması da oldukça önemlidir.

Konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması suçu cezası süresi de merak edilen detaylardandır. Bu suça karışan kişilerin alacakları cezanın en üst sınırı 8 yıl olarak belirlenmiştir. Alt sınır ise 2 yıl olarak belirlenmiştir. Yapılan başvurunun uygunluğuna göre direkt olarak hapis cezasının ertelenmesi mümkün olabilir.

İlgili Yazılar

Bir yorum yaz