Katılma ve Katkı Payı Alacağı Davası

2002 yılından bu yana boşanma durumuna bağlı olarak katılma ve katkı payı alacağı davası görülmektedir. Şöyle ki 4721 sayılı Medeni Kanun’a göre, mal paylaşımı esas alınır. Bu paylaşım sırasında evlilikte alınmış olan mallar dikkate alınır. Bundan dolayı edinilmiş mal için %50 oranından alacak hakkı doğmaktadır. Mesela;

  • Boşanma kararının kesinleşmesi halinde mal rejimine geçilmektedir.
  • Mal paylaşımı sadece alacaklara değil borçlara yönelikte gerçekleşir.
  • Tarafların ayni olacak şekilde mal rejimi üzerinden talepte bulunmaları da mümkün değil.

Sonuç olarak bu detaylar üzerinden katkı payı davalarına yer verilir. Davanın boşanma süreci tamamlandıktan sonra görülmesi esas alınır. Ancak boşanmadan sonra mal rejimine yönelik talepler dikkate alınır ve son karara geçilir.

Katılma ve Katkı Payı Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Katılma ve katkı payı alacağı davası sırasında hesaplamalara gidilir. Önceden de belirttiğimiz üzere 2002 yılında kesinleşen Medeni Kanun üzerinden katılma alacağına yönelik hesaplamalara gidilir. Mesela eşlerden birinin üçüncü şahıslara kazandırdığı varlıklar göz önünde bulundurulur ve diğer eşe aktarılır.

Eşlerin evlilik içerisinde almış oldukları mallar, yarar ve zarar dengesi üzerinden hesaplanır. Mesela varsa kredi borçları dahi dikkate alınır. Borçlara göre denge kurulur ve katkı payı hesaplamasına geçilir. Borçların çıkarılması halinde belirlenen miktar, yarı yarıya olacak şekilde paylaşılır. Artık değer olarak paylaşımın yapılması esas alınmaktadır.

Boşanma Sonrası Mal Paylaşımı

Katılma ve katkı payı alacağı davası için boşanmanın tamamlanması esas alınır. Ancak bu durum neticesinde malların paylaşımına yönelik işlem başlatılır. Yani evlilik halinde edinilmiş olan malların yukarıda belirttiğimiz şekilde hesaplanması sağlanır. Hesaplamalara göre de mal paylaşımı gerçekleşir. Boşanmadan sonra ki mal paylaşımı için;

  • Eşlerin kişisel malları boşanma neticesinde bölünmez.
  • Sadece evlilik halinde edinilmiş malların yarı yarıya olacak şekilde paylaşımı gerçekleşir.
  • Denkleştirme neticesinde mal paylaşımına yer verilmektedir.

Denkleştirme, eşlerden birinin kişisel borçlarından dolayı ortaya çıkabilir. Aynı zamanda edinilmiş mallara yönelik borçlar göz önünde bulundurulur. Böylece yarar ile zarar üzerinden denkleştirme yapılır. Ancak denkleştirme neticesinde mal paylaşımının sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi mümkün olmaktadır.

Anlaşmalı Boşanmadan Mal Paylaşımı

Boşanma davası katkı payı için çekişme ile anlaşma durumları göz önünde bulundurulur. Yani çekişmeli boşanmalarda yukarıda belirttiğimiz prosedürler devreye girer. Temelde eşlerin kişisel ve ortak malları üzerinden hesaplamalara geçilir. Arkasından da yarı yarıya ilkesine göre mal paylaşımının gerçekleşmesi sağlanır.

Anlaşmalı boşanma davalarında ise bu durum daha kısa sürede netlik kazanıyor. Çünkü adı üstünde tarafların gerek ekonomik gerekse çocuk velayetine yönelik anlaşma sağlamaları söz konusudur. Hakim tarafından değerlendirmeye alınan bu ortak anlaşmalar üzerinden de boşanmanın gerçekleşmesi esas alınır.

Katkı Payı Alacağı Davası Süreleri

Katkı payı davası için de zamanaşımı sürelerini dikkate almak gerekir. Aksi halde eşlerin bu doğal haktan faydalanmaları mümkün olmaz. Örneğin ilk başta 10 yıl olarak zamanaşımı süresine yer verilmektedir. Yani boşanma davasının kesinleşmesinden sonra ki 10 yıl içerisinde katılma ve katkı payı davası için başvuruda bulunmanız gerekiyor. Bunun için de;

  • 4787 sayılı kanuna göre aile mahkemeleri tarafından dava görülmektedir.
  • Ailenin son ikamet ettiği adrese bağlı olarak mahkemeye başvuruda bulunmaları esas alınır.
  • Direk boşanma davasına bakan mahkeme üzerinden de katkı payına yönelik işlem görülebilir.

Boşanma kararının netleşmesine bağlı olarak katılma ve katkı payı davasına geçilebilir. Zamanaşımını da dikkate alarak davaları dikkate almak gerekir. Öyle ki zamanaşımı neticesinde eşlerden birinin ortak mallara yönelik iddia da bulunması mümkün olmayacaktır.

İlgili Yazılar

Bir yorum yaz