İntifa Hakkı Ne Demek?

İntifa hakkı, hakkın tanındığı kişiye tam yararlanma ve kullanma yetkisi sağlar. Taraflar, sözleşmede ayrı hüküm düzenleyerek tam yararlanma ve kullanma yetkisine çeşitli sınırlamalar getirebilir. Hak sahibi en geniş yetkileri sağlayan bir irtifak hakkı olan intifa hakkına dair konularda, mülkiyete dair hükümler uygulanır.

Taşınır, taşınmaz, hak yahut bir mal varlığı üzerinde kurulabilen intifa hakkı; taşınır mallarda zilyetliğin devredilmesiyle, taşınmaz mallarda tapu siciline tescille, alacaklarda ise alacağın devri hükümleri kapsamında kurulmaktadır.

İntifa Hakkı Nedir?

İntifa Hakkı Ne Demek

İntifa hakkı; taşınırlar, taşınmazlar, mal varlığı ya da haklar üzerinde kurulabilir. İntifa hakkının kurulmasıyla beraber; hak sahibine kullanma ve yararlanma hakkı sağlar.

4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu m.794 ve devamı maddelerinde düzenleme altına alınmıştır. İntifa hakkı kişisel haklardandır. İşbu hakkın, taşınmazlar üzerinde kurularak üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir olması için üçüncü kişilerin bu durumdan haberi olması veya tapuda tescil edilmiş olması gerekir.

Tapu kayıtları, aleniyet ilkesi uyarınca herkese açıktır. Kişiler, ilgisini belli etmek kaydıyla tapu kaydını inceleme hakkını haizdir. Dolayısıyla, tapuda kaydı bulunan bir hakkın bilinmemesi hususu, yasa tarafından korunmaz. Bu tür bir durumda, iyi niyetle hak kazanmadan söz etmek mümkün değildir.

İntifa Hakkı Ne Demek Hukuk?

İntifa hakkı, hak sahibine kullanma veya yararlanma hakkı sağlayan bir irtifak hakkıdır. İntifa hakkını diğer irtifak haklarından farklı kılan en temel özelliği; hak sahibinin elde ettiği yetkilerin genişliğidir. İşbu hak, bir üçüncü kişiye devredilebilir niteliktedir. İntifa hakkının da içinde bulunduğu irtifak hakları; geçit hakkı, üst hakkı, oturma hakkı, üst hakkı olarak örneklendirilebilir. İrtifak hakları, hak sahibine mülkiyet hakkı tanımaz; yalnızca sınırlı yetkiler tanır. Bu haklar, sınırlı ayni haklardır.

İntifa Hakkının Sona Ermesi

İntifa hakkı, belirli nedenler dolayısıyla sona erer. Hakkın son bulmasına neden olan haller, 4721 Sayılı Kanun’un 796 ve devamı maddelerinde tanzim edilmiştir. İşbu kanun hükümleri uyarınca, intifa hakkını sona erdiren haller şu şekilde sıralanabilir:

  • Hakkın süresi tamamlanırsa,
  • Hakkın konusu yok olursa; taşınmazlar için yapılan tescilin terkin edilmesi ya da yasal hakkın verilmesindeki gerekçe ortadan kalkarsa,
  • Gerçek kişiye hak tanınmış ve kişi vefat etmişse,
  • Tüzel kişiye hak tanınmış ve süre tamamlandıysa,
  • Tüzel kişilik ortadan kalktıysa,
  • Hak sahibi hakkından vazgeçerse,
  • İntifa hakkı sona erer. Hakkın tanındığı kişi tüzel kişi ise, en fazla yüz yıl için hak kurulabilir.

İntifa Hakkı Taraflarının Hakları

İntifa hakkına taraf kişiler; malik ve haktan faydalanan kişidir. Malik ve haktan faydalanan kişilere tanınan haklar, 4721 Sayılı Kanun m.803 – 810 arasında düzenleme altına alınmıştır. Buna göre, intifa hakkına sahip kişiye tanınan haklar;

  • Kullanma,
  • Yönetme,
  • Yararlanma,
  • Uhdesinde bulundurma,
  • Hak süresi içinde olgunlaşan doğal ürünler,
  • Dönemsel gelirler, faizler.

Hakka konu malın doğal verimi kabul edilmeyen bütünleyici parçalar malike aittir. Toplama masrafı yapan tarafı, diğer taraftan uygun bir bedel talep edebilir. Hak sahibi, malın kullanılması hususunda sözleşmede aksi bir karar yoksa bir başkasına devredebilir. Malikin hakları ise;

  • Malın ne şekilde kullanıldığını gözetleme,
  • Malik, hakların tehlikeye düşmesi halinde hak sahibinden güvence talep edebilir. Hak sahibi tarafından güvence verilmez ise, sulh hakimine başvurularak hak sahibi üzerinde kurulmuş hakkın terkin edilmesi talep edilebilir.

Mala ilişkin rutin bakımların ve gereken onarımların hak sahibi tarafından yapılması ve malın korunması adına gereken tedbirleri alması gerekir. Malda, rutin bakım ve onarım kapsamında olmayan durumların mal sahibine bildirilmesi gerekir. Aksi halde, gerekli tedbirlerin alınmaması dolayısıyla yaşanacak zararlardan hak sahibi sorumlu tutulur.

Hak sahibi tarafından bildirim yapılmasına rağmen malik tedbir almaz ise hak sahibi gerekli tedbirleri almalıdır. Gereken önlemlerin alınması gayesiyle yapılan harcamalar ise, vekaletsiz iş görme hükümleri uyarınca mal sahibinden talep edilebilir.

İntifa hakkı sahibi, üzerinde hak tesis edilen mala dair bakım, işletmeye ilişkin giderlere (vergi, resim dahil) katlanmakla yükümlüdür. Mal üzerindeki borçların faizi ise de intifa hakkını haiz kişi tarafından ödenmelidir. Bununla birlikte, malın sigorta ettirilmesi de hak sahibinin sorumluğu altındadır.

İntifa Hakkına İlişkin Bilinmesi Gereken Hususlar

İntifa hakkı kurulan malın harap olması halinde mal sahibi, intifa hakkının kullanılmasının devamını sağlamak maksadıyla malı onarmak suretiyle tekrar faydalanabilecek duruma getirmek mecburiyetinde değildir. Malik, harap olan malı ihya ederse, hakkın devamı söz konusu olacaktır. Mal üzerinde sigorta yahut kamulaştırma gerçekleştirilirse, hakkın yerine geçen karşılık üzerinde intifa hakkı devam edecektir.

İntifa hakkı sahibi, hakkın son bulması durumunda malı iade etmekle borçludur. Mal zarar görür yahut yok olursa, malın zarar görmesinden ya da yok olmasından sorumlu olmadığını ispat etmek, hak sahibinin borcudur. Hak sahibi, söz konusu hallerin sorumluluğu dışında gerçekleşmediğini ispat edemediği takdirde sorumlu tutulur. İntifa hakkı kapsamında haiz olduğu hakkın haddini aşan hak sahibi, sınırı aştığı kısmı tazmin etmekle mükelleftir.

Hak sınırları dahilinde kalan ancak malda değer kaybı yaşayan hak sahibi, değer kaybı nedeniyle yaşanan zarardan sorumlu değildir. Hak sahibi, üzerinde hak tesis edilen mala ilişkin olağan giderler haricinde masraf yapacaksa, harcama yapmadan önce mal sahibine bilgi vermeli ve iznini almalıdır. Hak sahibi, söz konusu giderler için hak sahibinden onay almazsa, hakkın sona ermesiyle birlikte vekaletsiz iş görme hükümlerine dayanarak tazminat talep edebilir.

Malik, tazminat talebine olumlu yanıt vermez, tazminatı ödemez ise; hak sahibinin işlemleri, söz konusu eşyaya zarar vermeyecekse alınabilecektir. İntifa hakkı nedeniyle doğan ve ileri sürülebilen hakların tamamı, bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bir yıllık zamanaşımı süresi, geri verme itibariyle başlar.

Bir yorum yaz