Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir?

HAGB, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun kısa adı olup, gerekli koşulların mevcudiyet halinde sanık hakkında verilen hüküm, hukuki açıdan netice doğurmamasına neden olur. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. Maddesinde hüküm altına alınan HAGB, her suç tipi ve cezası için uygulanamaz. Yalnızca belirli şartlarda belirli suç ve cezalar için uygulanabilen HAGB, ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz ve itiraz dilekçesi ile ilgili tüm hususlar, makale içinde ifade edilmiştir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir

HAGB Nedir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5271 sayılı CMK’da düzenleme alanı bulan ceza hukuku kalemlerindendir. HAGB kararı, sanık adına mahkeme tarafından verilen kararın, yasada ifade edilen koşulların sağlanması halinde herhangi bir hukuki sonuç doğurmaması halidir. Söz konusu Kanun’un 231/5 hükmü gereğince bir ceza yargılamasında sanık sıfatını haiz kişiye atfedilen suç sebebiyle 2 sene ve daha az süre ile hapis cezası yahut adli para cezası kararı verildiği takdirde HAGB kararı verilebilmesi mümkündür.

Ceza yargılamasında mahkemenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermesi ile birlikte sanığın 5 yıllık denetim süresi başlar. Kişinin 18 yaşından küçük olması halinde tabi olacağı deneyim süresi 3 yıl olarak öngörülmüştür. Söz konusu süre dahilinde, bir seneden daha fazla olmamak kaydıyla mahkeme tarafından belirlenecek bir sürede, yasa ile hüküm altına alınan birtakım tedbirler uygulanabilir. Denetimli serbestlik tedbiri olarak adlandırılan bu tedbirler, Ceza Muhakemesi Kanunu md. 231 8. Fıkrada düzenlenmiştir. Buna göre, kişi hakkında aşağıda ifade edilen denetimli serbestlik tedbirlerine hükmolunması mümkündür:

  • Kişi, bir sanat ya da meslek erbabı değilse meslek veya sanat sahibi olması için eğitim programına devam etmesine karar verilebilir.
  • Kişi, meslek veya sanat sahibi ise özel sektörde ya da kamu kurumunda ücret karşılığı çalıştırılabilir.
  • Kişi hakkında belirli yerlere gitmeye devam yükümlülüğü ya da belirli bölgelere gitmesinin yasaklanması kararı verilebilir.
  • Kişinin, mahkemece takdir edilecek harici bir yükümlülüğü yerine getirme kararı verilebilir.

Kişi, 5 yıllık denetim süresi boyunca kasten bir suç işlemediği ve denetimli serbestlik tedbirleri kapsamında karar verilen tedbirlere muhalefet etmediği takdirde kişi hakkında verilen hüküm kaldırılarak davanın düşmesi kararı alınır. Söz konusu süre içinde, karar verilen tedbirlere aleyhte davranır yahut kasten bir suç işlerse, açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanır. Bu tür bir durumda sanığın durumunu değerlendiren mahkeme bir yeni hüküm gerekir. Verilecek hüküm; cezanın yarısına kadar tespit edilecek bir sürenin infaz edilmemesi, koşulların varlığı halinde cezanın ertelenmesi veya bir başka yaptırıma çevrilmesi biçimindedir.

HAGB kararının adli sicil kaydında görünüp görünmeyeceği, uygulamada sıkça merak edilir. HAGB kararı, bu kararlara özel bir sisteme işlenir ancak adli sicil kaydında görülmez. HAGB kararı kayıtları yalnızca mahkeme, savcı ya da hakim tarafından soruşturma veya kovuşturma ile bağlantılı bir durumda talep edilebilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması(HAGB) Şartları Nelerdir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması için birtakım şartların bir arada bulunması gerekir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun HAGB kararı için aradığı tüm şartlar vücut bulmadan, hakim, HAGB kararı verme yetkisine sahip değildir.

Hapis Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Kişi hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için yasada ifade edilen şartların mevcudiyeti aranır. Söz konusu şartların karşılanmaması halinde HAGB kararı verilebilmesi söz konusu değildir. Sanık hakkında hapis cezası verilmiş ise, verilen hapis cezasının 2 yıl ya da daha az süreli hapis cezası olması gerekir. İfade edildiği üzere HAGB kararı verilebilmesi için kişinin ne tür bir suç işlediği değil, kişi hakkında verilen süreli hapis cezasının süresidir. Bu itibarla, gerek kasten işlenen suçlarda gerekse taksirle işlenen suçlarda hagb kararı verilebilir.

Kanun koyucu, bazı suçları özel olarak ifade etmiş ve bu suçlarda HAGB kararı verilebilmesinin önünü kapatmıştır. Bu tür suçlarda sanık hakkında verilen hapis cezası 2 yıl ve daha az süreli olsa dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verilebilmesi mümkün değildir.

Adli Para Cezasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Ceza yargılaması sonucunda sanığa, süreli hapis cezası değil de adli para cezası verilmişse bu takdirde HAGB kararı verilip verilmemesinde belirleyici unsur, adli para cezasının doğrudan verilip verilmediğidir. Çünkü doğrudan verilen adli para cezaları için, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilirken, hapis cezasına çevrilmek suretiyle verilen adli para cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemez.

HAGB şartları kapsamında ifade edilmesi gereken bir diğer şart ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6 düzenlemesi ile hüküm altına alınmıştır. Buna göre sanığın, HAGB hükümlerinden istifade edebilmesi için daha önce kasten işlenen bir suç sebebiyle mahkumiyet almaması gerekir.

Mahkeme, sanık hakkında tekrar suç işlemeyeceği yönünde müspet kanaate sahip olmalıdır. Bu noktada sanığın şahsi özelliklerini, durumunu ve duruşma sürecindeki davranışlarını değerlendiren mahkeme, sanık ile ilgili bir kanaate varır. Diğer koşulların sağlanması halinde sanığın menfi bir davranışı veya özelliği mevcut değilse HAGB kararı verilebilir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için aranan şartlardan bir diğeri ise, kişinin işlediği suç sebebiyle mağdur ya da kamunun uğradığı maddi zararı tamamen tazmin etmesidir. Tazmin edilmesi gereken zarara manevi zararlar dahil değildir. Söz konusu zarar, aynen iade yoluyla giderilmelidir. Aynen iade yoluyla giderilemeyen zararlar içinse suçtan önceki hale getirme ya da tazmin etme yoluna gidilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilemeyecek Suçlar

Aşağıdaki hallerde sanık hakkında HAGB kararı verilemez:

  • 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kanunu md. 63/2 gereği, bu kanun kapsamındaki disiplin suçlarının ceza miktarı ne olursa olsun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez. Ancak, disiplin suçu 26.02.2008 tarihinden önce işlenmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanabilir.
  • Karşılıksız çek keşide etme suçu,
  • İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu,
  • Disiplin veya tazyik hapsi gerektiren fiiller (Örneğin, taahhüdü ihlal veya nafaka borcunun ödenmemesi suçu nedeniyle hükmedilen tazyik hapsi; duruşma disiplinine aykırılık nedeniyle hakim tarafından hükmedilen disiplin hapsi).
  • Anayasanın 174 üncü maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlar (CMK md.231/14).

HAGB İtiraz ve İtiraz Dilekçesi

HAGB kararı, itiraz edilebilir niteliktedir. İtiraz hakkı, CMK ile hüküm altına alınmıştır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz, kararın tebliğ olunmasını takiben, karar eğer duruşma sırasında yüze karşı tebliğ edildiyse tefhiminden itibaren 7 gün süre ile yapılır. HAGB itiraz; tutanağa geçirilmesi koşuluyla zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle gerçekleştirilebileceği gibi HAGB kararını kuran mahkemeye dilekçe ibraz etmek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Mahkeme, HAGB itirazını değerlendirir ve değerlendirmesi neticesinde kararın düzeltilmesi yoluna gidebilir. Bununla birlikte itirazın yerinde görülmemesi de söz konusudur.

CMK md.268 ile itiraz usulü ve itirazı incelemekle yetkili merci hüküm altına alınmıştır. Yasa hükmü gereği, HAGB kararı veren mahkemenin asliye ceza mahkemesi olması halinde HAGB kararına yapılacak itirazı incelemekle yetkili mahkeme, aynı adliyede bulunan ağır ceza mahkemesidir. Aynı adliyede ağır ceza mahkemesi bulunmuyorsa, HAGB kararını veren asliye ceza mahkemesinin yargı çevresinde yer alan ağır ceza mahkemesi yetkili olacaktır. Bu kural, kararın verildiği fikri sınai ceza mahkemeleri ve çocuk mahkemeleri için de uygulanır.

HAGB kararına hükmeden mahkemenin ağır ceza mahkemesi olması halinde, numara açısından kendisinden sonra gelen ağır ceza dairesi, şayet son numaralı daire ise birinci daire, HAGB kararına itirazı incelemekle görevlidir. Söz konusu yerde bir tek ağır ceza mahkemesi dairesi mevcutsa bu durumda en yakın ağır ceza mahkemesi yetkili mercii olacaktır.

HAGB itiraz dilekçesi örneği, genel bir dilekçe örneği olduğu için kişi, somut olaya özgü bir dilekçe hazırlamalı veya deneyimli bir avukattan uzman desteği almalıdır. Zira örnek dilekçeler, genel geçer kurallara göre hazırlanan dilekçelerdir. Bu itibarla her bir somut olayın farklı özelliklere sahip olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğu takdirde örnek dilekçeler yerine, somut olaya özgülenmiş HAGB itiraz dilekçesi ile hareket etmek isabetli olacaktır.

Bir yorum yaz