02122363690
·
[email protected]
·
Pzt - Cuma 09:00-17:00
Ücretsiz Danışmanlık

Dava ve Ceza Zamanaşımı Şartları

Dava ve ceza zamanaşımı şartları incelendiği zaman devletin yasalar çerçevesinde belirtmiş olduğu süreler çerçevesinde tamamlanmayan davaların ya da gerçekleştirilmeyen cezaların uygulanmasının askıya alınması manasına gelmektedir. Bu noktada cezaların düşmesi ve kişilerin dava açma haklarının elinden alınması gibi durumlar söz konusu olabilir. Bu tür detayları dikkate alarak davaların daha sorunsuz şekilde yürütülmesi için uygun ortam da hazırlanmaktadır. Özellikle şikayetçi olduğunuz bir konu olduğunda ya da dava açmak için adım atmak istediğinizde bu tür detayları muhakkak göz önünde bulundurarak süreci yönlendirmeniz gerekir.

Hangi Süre Aralığında Dava Zamanaşımına Düşer?

Dava ve ceza zamanaşımı şartları nedir şeklinde bir inceleme yapıldığı zaman bu süreç içerisinde özellikle zaman aralığının büyük öneme sahip olduğu görülüyor. Uygulamaya alınması gereken bazı temel detaylar bulunuyor;

  • Hafif suçların zamanaşımı süresinin 8 yıl olarak belirlendiği görülmektedir.
  • Uzatılmış zamanaşımı süresi ise kişilere verilen son bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. Bu süre de 12 sene olarak belirlenmiştir. Her iki zaman aralığının da dolması durumunda davanın yeniden açılması söz konusu olmayacaktır.
  • Kişilerin dava açma hakkını sürdürürken gerekli olan hazırlıkları yaparak resmi makamlar ile iletişime geçmesi çok daha verimli olacaktır.

Bu detayları göz önünde bulundurarak davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığına daha net şekilde karar verilir.

Suçun Zamanaşımına Düşmesi Mümkün Müdür?

Dava ve ceza zamanaşımı şartları hakkında bilgi edinirken aynı davalarda olduğu gibi suçlarda da zamanaşımına düşme gibi bir durumun söz konusu olduğunu daha net şekilde görebilirsiniz. Cezanın kesinleşmesinden sonra uygulamasının yapılmaması ya da ceza suçunun bir türlü kesinleşmemesi cezanın düşmesine sebebiyet verecektir. Bu noktada da kesin sınırlar çizilmiştir. Kişilerin dava sonucunda aldıkları cezanın zamanaşımına düşmesi için belirlenen aralık 7 sene olarak belirlenmiştir. Bu sürenin dolması durumunda cezanın uygulanabilirliği kaybolacaktır. Bazı kişilerin suiistimal ettiği bu durum cezanın uygulamasının geciktirilmesi ya da infazdan kaçma gibi adımlar ile karşı karşıya kalınmasına neden olur.

Zamanaşımı Hesaplanırken Hangi Tarihin Başlangıç Noktası Olarak Alınması Gerekir?

Dava ve ceza zamanaşımı şartları kısaca incelendiği zaman kişilerin başlangıç noktası hakkında net bir inceleme gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Başlangıç noktası;

  • İşlenmiş olan ve kesinliği onanmış bir suçun zamanaşımı suçun işlendiği günden itibaren başlamaktadır.
  • Zincirleme olarak işlenen suçlarda ise zamanaşımının hesaplanması sırasında son suçun işlendiği tarih esas olarak kabul edilir.

Dava ve ceza zamanaşımı şartları konusunda bu detayların bilinmemesi dava zamanaşımından muaf olmayı gerektirmez. Kurallar ve hukuki noktalar ile alakalı her vatandaşın bilgi sahibi olmak gibi bir zorunluluğunun olduğunun da net şekilde dile getirilmesi gerekir.

Müebbet Hapis Kapsamında Zamanaşımı Mümkün Mü?

Dava ve ceza zamanaşımı şartları her davanın ve her suçun kapsamında farklı koşullar ile incelemeye alınmıştır. Müebbet hapis için dahi zamanaşımı kuralları farklı şekilde koyulmuştur. Cezası müebbet hapis olarak belirlenmiş olan suçlarda direkt olarak 16 yıl 8 aylık bir süre koyulmuştur. Bu süreç içerisinde kişinin tespit edilmesi ve yakalanması saplanmazsa cezanın uygulanabilirliği kalmayacaktır. Kolluk kuvvetlerinin misyonunun bu noktada ne derece önemli olduğu net bir biçimde görülüyor.

Tüm bu detaylara göz atıldığı zaman suçun ifa edilmesi sonrasında zamanaşımının başlaması kişilerin yakalanmaktan kaçmak ve zamanaşımına düşmek gibi bir yanılgı içerisine düştüğü durumlar da görülmektedir. Bu tür bir kurtuluş yolunun uygulanması mümkün görünmemektedir. Ceza kesinleştikten sonra kişilerin aranması çıktığı için ve yurtdışı yasağının da gelmesi ile beraber ülkede serbest dolaşım hakkının olmayacağı bilinmelidir.