02122363690
·
[email protected]
·
Pzt - Cuma 09:00-17:00
Ücretsiz Danışmanlık

Belirli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma Nedir?(TCK 53)

Belirli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma

Belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma, bireylerin bazı haklarının belirli durumlarda belirli süreler için kısıtlanmasına veya kaldırılmasına imkân veren bir güvenlik önlemi düzenlemesidir.

Bu sınırlı haklar ve yetkiler genellikle bireyler için büyük önem taşır. Dolayısıyla uygulamada en çok merak edilen ve sorulan konular arasında TCK’nın 53. maddesi yer alıyor. Belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma nedir? Bu noktanın tüm karanlık yönlerini detaylı olarak inceleyeceğiz. Ama önce yasanın metnine bakalım.

Kasıtlı suç sonucu kişilere duyulan güven kaybı neticesinde ve ceza hükmüne ek olarak aşağıda detaylı olarak açıklayacağımız hak ve yetkilere sınırlamalar getirilmiştir.

TCK 53 belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma temel mantığıdır. İhmal suçları nedeniyle belirli haklardan mahrum bırakılması bir istisnadır ve aşağıda önemli ayrıntılarda ele alınacaktır.

Kişinin anayasal haklarının Türk Ceza Kanunun 53. maddesinden dolayı reddedilen hak ve yetkileri arasında yer alması, bu hükmün çok dikkatli uygulanmasını gerektirmektedir. Buna göre uygulamada hak ve yetkilerin haksız bir şekilde kısıtlandığı görülmektedir. Hak kaybını önlemek için ilgili süreci dikkatlice takip etmek önemlidir.

Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesine, Türk Ceza Kanunu’nun 53/1 maddesindeki bazı haklardan mahrum bırakmanın temel düzenlemesine, devam paragraflarında yer alan hususlara ve ihtiyaç duyulan önemli detaylara değindik.

TPC 53/1 – Hapis Cezası Sonucu Bazı Haklardan Yoksun Bırakma Türk Ceza Kanunu Yönetmeliğinde yer alan suçlar kasten ve infazla işlenebilecekken, ihmal veya ihmalkâr davranışla işlenebilecek suçlar istisnadır. Diğer bir deyişle, bir suç kasıtlıysa, bir kısmı ihmalle işlenir. İşte kasten suçtan hüküm giyen kişinin TCK’sı. 53/1 uyarınca aşağıdaki haklar sınırlandırılmıştır.

Belirli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma Halleri

Kamu Görevi Mahrumiyeti

Kasıtlı suç işleyen kişi, kamu görevinden mahrum bırakılsa da, kamu görevlerinin tamamı bu kapsamda değildir. TCK 53/1-a maddesinin devamında, kamu görevlerinden mahrum bırakılacak olan “bu kapsamda” ile başlayan tek tek yazılmıştır.

Buna göre kişi; Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği, Devleti, illeri, belediyeleri, köyleri veya gözetim ve denetiminde bulunan kurum ve kuruluşların görevlendirdiği kamu hizmetlerinden, atama veya seçime tabi tüm kamu hizmetlerinden mahrum bırakılarak üyelik ve istihdam.

Yukarıda belirtilen bu kamu görevleri, kasıtlı bir suçtan hüküm giymiş bir kişi tarafından yapılamaz veya kişi burada çalıştırılamaz. Bilirkişilik gibi listelenenler dışındaki kamu görevleri de yapılabilir. Ancak belirttiğimiz gibi bu düzenleme kasıtlı suçlar içindir. Aşağıda ihmalkâr suçlarla ilgili TCK 53 tarafında değineceğiz.

Kişinin Seçme Ve Seçilme Hakkından Mahrum Kalması

Kişilerin seçme ve seçilme hakkı anayasal bir hak olmakla birlikte, ihmalkâr suçlar dışında hüküm giymiş kişilerin bu hakkını kullanamayacakları Anayasa düzenlemelerinde yer almaktadır. Bu, TCK’nın 53/1 maddesinde de tekrarlandı. Yani kasten suç işleyen ve mahkûm olan kişi oy kullanamaz veya aday olamaz.

Kişinin Çocuklarının Velayetinden Yoksun Bırakılması

Küçük çocuklar ebeveynlerinin ortak velayeti altındadır. 18 yaşın altındaki reşit olmayan çocuklarının velayeti anne ve babanın müştereken sorumluluğundadır. Bu velayet hakkının kişiden alınabilmesi için sadece hukuki bir sebebin varlığı aranır. İşte TCK 53 yönetmeliği bu hukuki sebeplerden biridir.

Kasıtlı bir suçtan hüküm giyen kişi, çocuklarının velayetini belirli bir süre kaybeder. Kişi; Vesayet veya velayet hizmetinden mahrumdur. Yukarıda açıklandığı üzere velayet hakkından yoksun bırakılmasına benzer şekilde vesayet ve kayyum görevi, kasten suç işleyen kişinin elinden alınır.

Elbette bu belli bir süre için. Bununla birlikte, somut olayın özelliklerine bağlı olarak, tamamen sona erebilir.

Kişinin Vakıf Dernek Şirket Kooperatif Siyasi Partiler Gibi Tüzel Kişiliklerde Yönetici Veya Denetçi Olma Hakkından Yoksun Bırakılması

Bu yerlerde yönetici ve müfettişlik görevi kasıtlı suçtan hüküm giymiş kişi tarafından yerine getirilemez. Ancak yönetim ve denetim burada sayılarak belirlenen haklardır. Bu nedenle mahpusların buralarda yönetici veya denetçi dışındaki görevleri yerine getirmesi mümkündür.

Kişi Kamu Kurumu Veya Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşunun İznine Tabi Olan Bir Meslek-Sanat İşletmesinde Kendi Sorumluluğu Altında Serbest Meslek Sahibi Veya Tacir Olarak Faaliyet Gösteremez

Görüldüğü gibi kasıtlı suçlardan hüküm giymiş kişinin bu meslekleri ve sanat işlerini tacir veya serbest meslek sahibi olarak işletmesi mümkün değildir. Bunları fiilen işletmeseler bile, bu faaliyetler kendi sorumlulukları altında ilerleyemez. Elbette burada kastettiğimiz, işlerin mahkûmun sorumluluğu altında ilerlemeyeceğidir.

Belirli Haklardan Yoksun Bırakılma Ne Zamana Kadar Sürer?

TPC 53/2 yönetmeliği, kişinin bu hak ve yetkilerden ne zaman mahrum kalacağını düzenler. Buna göre, bu haktan yoksun bırakma, kişinin hapis cezasının infazı süresince devam edecek, cezanın infaz edilmesi ile haklarından yoksun bırakılma sona erecektir. İnfaz tamamlandığında, herhangi bir yargı kararı, idari işlem vb. Kişi bu haklarını zorunluluk olmaksızın otomatik olarak geri kazanır.

Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesinde belirli haklardan mahrum bırakma sürecinin başlangıcına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte, ilgili yönetmelik haktan mahrum bırakmanın başlangıcını düzenlemektedir. Buna göre TCK’nın 53/1 maddesindeki hak ve yetkilerden yoksun bırakma cezasının infazıyla başlar. Diğerlerinde Yani, kararın kesinleşmesi bu yoksunluğun başlaması için yeterli değil.